Puan vermedi·192 syf.··
2024 49. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2024 19:01
“Okumak sadece basılı işaretleri seslere çevirmek değildir. Okumak daha derin bir şeydir. Gerçek okuma kitabın söylediği şeyi duymak ve üzerine düşünmektir, hatta yazarla zihinde bir sohbet yürütmektir.” . Artık nihayet, bu yorumu da yazarak İsa Üçlemesi ile vedalaşmaya hazırım. Okuma yolculuğumda seri kitaplara bağımlı olmayı sevmediğim bir dönemde olmama rağmen bu üçleme beni içine çekti. Yazarı okumayı seviyorum, bu üçlemeden de keyif aldım ama üstteki alıntıda da dediği gibi yazar ile zihinsel sohbetimin derinliği hakkında net bir şey söyleyemem. David’in hayatının masalsı anlatımının ardında farklı okumalara müsait bir metin var. Romanın çocuk kahramanı David artık on yaşlarında olmuş, akranları arasında sevilen ve değer verilen bir çocuktur. Bu kitapta da yeniden ‘aile’ kavramını sorgular, öksüz ve yetim olduğunu söyleyerek yetimhanedeki çocukların arasına katılır. Futbol oynarken sakatlanır ve hikayenin büyük çoğunluğu hastane odasında geçer. David hayatı anlamlandırmaya çalışırken adeta kutsalı olan Don Kişottan da sıkça yararlanır. İsa’nın ölümü üçleme içindeki en karamsar kitap diyebilirim. Varoluş, ölüm, ölümden sonraki süreç, aile ve sevgi üzerine -ve hatta daha birçok konuda- okuru düşünmeye sevk ediyor. İlk kitaptan itibaren David’in farklı olması ve özel yeteneklere sahip olduğu inancı bu kitapta biraz daha ön plana çıkıyor. Gerçi her çocuk biricik ve özel yeteneklidir ama burada David’i farklı kılan bu hikayenin O’na ait olması. Kitabın sonunda Coetzee, kendine has mesafeli üslubu ile okura cevaplandırması zor sorular bırakıyor. Hayata dair durumları, ahlaki çatışmaları felsefi bir bakış açısı ile irdeliyor. Üçlemede bir olay akışı var ama kurgu birçok okuru memnun etmeyebilir. Sonuca değil de sürece odaklanan ve felsefi diyaloglardan hoşlanan okurların ilgisini çekecektir.
İsa’nın ÖlümüJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 2022112 okunma
·
108 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.