Son zamanlarda Tolstoy okuyorum, Tolstoy'un o eşsiz betimlemeleri; metinlerin altında yatan anlamlar, derinlikler.. Fakat İnsan Ne İle Yaşar biraz daha felsefik yönü ağır basan, İncil'de yer alan Tanrı'nın öğütlerini, insanın ahlaki bakış açısının nasıl olması gerektiğine göndermeler yaparak kısa kısa öykülerle anlatan müthiş bir Tolstoy başyapıtıydı.
Benim okuduğum baskısında 6 adet öykü vardı(sanırım bazılarında 4 adetmiş), sırasıyla değerlendireceğim..
1-İnsan Ne İle Yaşar: Tanrı sevgidir diyor Tolstoy, ve ekliyor 'Yüreğinde sevgi ile yaşayan Tanrı ile yaşar'. Mihayla 3 sorunun cevabını bulunca Tanrı'nın ona söz verdiği gibi göklere geri dönecektir, peki nedir bu 3 soru?
-İnsanların içinde ne var?
+Sevgi
-İnsanlara ne bahşedilmedi?
+Bedenlerinin ihtiyaç duyacağı şeyi bilmek bahşedilmedi. Bu soruyu, ölümün bile alamayacağı sanılan zengin adama Mihayla'nın deriden bot yerine terlik dikmesiyle anlatıyor. Müthiş bir anlatımdı.
-İnsanlar Ne İle Yaşar?
İçlerinde Tanrı ile
O kadar güzel anlamıştı ki tüm bunları, insan durup düşünmeden edemiyor..
Tanrı sevgidir. Gözü ile gördüğü öz kardeşini sevmeyen, gözüyle görmediği Tanrıyı nasıl sevebilir? İnsan kendini kolladığı için hayatta kalmaz, sevgi ile yaşadığı için hayatta kalır. Yüreğinde Tanrı ile yani sevgi ile yaşamayan aslında yaşamıyordur diyor.
2-İnsana Çok Toprak Gerekir mi? Hep daha fazla para, zenginlik, açgözlülük, şatafat yani dünyevi hırslar ve ihtiraslar için kendi benliğimizi kaybedersek; hepi topu 3 arşın uzunluğundaki mezara daha hızlı gireriz. Maddi olan güç için kendimizden şaşmamalıyız.
3-Ateşi Kıvılcımken Söndürmeli: İnsanlar birbirini bağışlamalı, maraz doğurmamalı, kötülüğe karşı kötülükle karşılık vermemeli, birbirinin kusurunu örtmeli, affedici olmalı hatta kötü söz söyleyene karşı kötü söz söylemek yerine o kişiye söylediği sözün kötü olduğunu hatırlatmalı ve onu vicdanı ile başbaşa bırakmalıdır.
İsa'nın dediği gibi sana karşı günah işleyen kardeşini 7 kez değil 77 kere 7 kez bağışla. Marazdan doğan ateşi, kıvılcımken söndürmezsen o ateş döner dolaşır bir şekilde seni de yakar keza her ne kadar kitapta İvan üstünden anlatsa bile rüzgarın etkisiyle Gavrilo'nun da evi yanmıştı..
(İsa'nın öğütünden İncil 18:21 de bahsedilmiştir)
4- Mum: Köylüler birlik olup kahyayı öldürebilirdi fakat içlerinden birinin söylediği üzerine hatırlayan oldu, kötülüğe karşı kötülükle cevap verilmemesi gerektiğini. Kötünün, kahyanın cezasını zaten edilen bedduadan sonra Tanrı verdi çünkü Tanrı'nın buyruğu buydu. Kahyayı kendileri öldürselerdi, kan onların ruhuna yapışır sonra o kötülük onların içine yer edinirdi. Fakat onlar Tanrı'nın emrinden çıkmadılar, Tanrı'nın kötüye cezasını vereceğini hep biliyorlardı.
Ayrıca sayfa 101'de birlik olmanın gücünü, serçeler üzerinden anlattığı yere bayılmayan var mıdır?
5. ve 6. hikayelerde İlyas ve Küçük Kızlar Büyüklerden Akıllıdır' da yine çok güzel mesajlar verilmişti. İnsan düşünüyor 3 sayfalık hikayede nasıl böyle derin bir anlamın yattığını gerçi yazarın Tolstoy olduğunu düşününce çok da şaşırmamalı.
Hayatımda belki de okuduğum en derin kitaplardan birisiydi, her hikayeden sonra durup durup düşündüm. Tolstoy 200 yıl önce yazdığı bu kitaplarla hala bugün en çok okunanlarda ise insan bir durup düşünmeli bence, acaba ne var bu kitaplarda diye. Okuma için harcadığım zamana asla üzülmediğim, herkesin okumasını ve kendi hayatına bir şeyler katmasını kesinlikle tavsiye ettiğim bir kitap, şahsi fikrim bu kitabı okumayanın çok şey kaybedeceği yönünde..