Kitaptan tek anladığım, Dostoyevski’nin bile kötü kitap yazabiliyor olması oldu. Özellikle ilk kitabı İnsancıklar’dan sonra büyük ilgi uyandıran bir yazar için bu kitabını okuyan Rus halkının ağır eleştirilerine maruz kalmasına şaşırmadım. Kitapta giriş-gelişme-sonuç yok. Ne olduğunu bile anlamıyorsunuz. Birbirinden kopuk olaylar, gelişigüzel cümlelerle hızlıca yazılmış bir taslak gibi. 4 hikayenin 4’ü de birbirinden kötüydü maalesef. Sırf kendisine saygımdan kitabı yarım bırakmadım, “belki bu öyküsü güzeldir” diye okudum ama maalesef…