Meksikalı göçmenlerin California'nın Merkez Vadisi'ndeki yaşamlarını, ailesinin yasadiklarından esinlenerek yola çıkarak yazan Manuel Munoz, dokuz yılda on öykü ortaya koymuş. Her biri başlı başına üzerine düşünülecek yoğunluğa sahip, duyguların ön plana çıktığı nitelikli öyküler bunlar. Öykülerde genç gay erkekler de var, yaşlı insanlar da var.
Sanırım Tarla İşi adlı öykü Munoz'un direk ailesinden yola çıkarak yazdığı bir öykü. Yaşlanmış bir tarım işçisinin rehabilitasyon merkezinde kalırken ona refakat eden oğlunun ve eşinin yaşadıkları bu minvalde değerlendirilebilir. Oda arkadaşları ile yaşadıklarını konuşurken Meksikalı göçmenlerin ne menem bir yaşam sürdükleri ortaya konuyor. Öykünün sonunda erkeklerin çok çalıştıklarını yadsımayan fakat oğlunu kastederek ona yedi aylık hamileyken bile çalıştığını söyleyen kadının "erkekler acı çekmesini bilmiyor" demesi çok çarpıcıydı.
Nasıl Bir Aptalım Ben adlı öykü, gay kardeşine yardım etmekle erkek arkadaşının serbest ilişki teklifi arasında kalan bir kızın çelişkisini, ailesi ile istediği gibi yaşama seçeneği arasında kalmasını çarpıcı biçimde veriyordu.
Tüm ABD'nin En Mutlu Kızı, muhtemelen kandırılmış bir hemcinsine yardım eden kadının, ettiği bu yardımdan mutlu olması, kadın dayanışması göstermesi ile yaşadığı mutluluğu anlatıyordu.
Presumido gay çiftin yaşamından kesitler sunan ilginç bir öyküydü.
Susto, ustabaşının tarlada bulduğu cesedin etkisinden kurtulamamadını anlatır. Cesedi kimsenin tanımadığı varsayılır ama Meksika kökenli insanlar için bu muamma değildir, herkesin bildiği bir adamdır.