·528 syf.····Okunma: 21 Kasım 2024 16:43 Yani aslında öyle çok ümitlerle de başlamamıştım ama başlangıç ve ilk 100 sayfadaki konu harbiden çok hoşuma gitti. Olayların gidişatı ve sihrin işleyişi çok güzel aktarılmıştı. Ama sonrasında o kadar saçma bi şekilde evrildi ki durup bi noluyo lan dedim. Bu inceleme iki kısma ayrılacak. Spoiler vereceğim zaman söyleyeceğim ama spoiler dediğim yer o kadar belli ki 5 km öteden anlarsınız zaten kitaba başlayınca. Okuyup okumamanız size kalmış ama yine kitabı okumak yerine incelemeyi okuyup vazgeçmenizi tavsiye ederim.
Bu kitaptan sonra anladım ki bi süre hafif fantastik(yersen) okumayı bırakmam gerekiyo. Ciddi manada gerçek fantastiğin neye benzediğini unuttum çünkü. Şuan piyasadaki yazarlar konuyu boş verip aşk üçgeni-ihanet-intikamtrak olaylar zincirine odaklanmaktan vazgeçmedikçe bu standolanelar okunabilir hale gelmeyecek.
Konusunu anlatmakla vakit kaybetmek yerine olayların işleyişine değinerek ilerlicem.(burası spoilersız)
En başta sihirbazlık konusuyla fantastik evrene giriş yapan kitap bu kısmı gerçekten güzel işlemişti. Alkış ve övgünün sihirbazın sihri üzerindeki etkisi, gerçek sihir kavramı, vampirlerin oluşumu ve sihirbazlarla aralarındaki farkları anlattıkları kısımları sevdim. Teknik olarak sihrin işleyişi çok basit ve 2 sezon tvd izlerken bulunmuş bi fikir gibi duruyo aslında ama mantıklı olduğu için buraya takılmadım. Sonuçta okurken kafamda oturdu mu oturdu. Sahnedeki sihirbazın sihri seyircilerin alkışları ile besleniyo ve sihirbazın zaten içinde olan gücü pekiştirip büyütüyo. Bi de kan büyüsü yapanlar var. Kendi kanlarını da sihrin içine katarak bu güc daha da katlıyolar. Ama bi süre sonra vücutlarındaki kan yetmeyince çareyi insan veya sihirbaz kanı içmekte buluyolar. Bunlara da vampir deniyo. Sihirbazlar güya vampirleri avlıyolar çünkü onlar çok zararlı varlıklar(tekrar, yersen) bizim kızın annesi de bi vampir tarafından öldürüldüğünden dolayı bu sihirbaz gruplarından birine hemen atlıyo ve bende vampir avlamak istiyorum diyo.
En başı biraz fazla pas geçtim ama kızın kendi psikolojisi, kardeşine olan saplantısı biraz garip. Hani karakterin sadece zihni böyle olsa anlıcam ama o kadar çok tekrar etti ki sadece bizi inandırmaya çalışıyomuş gibi geldi. Tamam abla parker senin kardeşin en çok sen seviyon tamam.
Neyse vampir olayından devam edecek olursak, kızın katıldığı sihirbaz grubundaki kişilerden konuşmam lazım biraz. Hepsi hayatımda gördüğüm en yapmacık insanlar aslında. Ama kız o kadar o kadar yalnız ve mal ki oha bunlar benim yeni ailem moduna giriyo hemen. Hele o xander... Kendisine sövmekten kitabı okuyamadım. Amacını anlıyorum tamam ama yaptığı şey çok acımasızca lan. Hani ava hakediyo da, yine de ayıp yani.
Bi de roman var tabikisi. Ortaya çıkar çıkmaz dedim tamam bu başrol. Benim ta o sayfadan anladığım yi kızın anlaması yüz yıllar sürdü. Okuması tam bi işkenceydi. Bi süre kahraman bakış açısı da okumasam iyi olacak. Doydum başrolün düşüncelerini okumaya valla yeter ya. Tamam sen salaksın da beni niye yoruyosun.
Kitabın gidişatı ile ilgili puan durumum tam olarak başlıktaki gibi ilerledi. Sona doğru kitabın asıl konusu ve sihrin mantığı direk ortadan kalktı zaten. Yani "içimde sihir yükseliyo taşıcak şimdi aa" falan filan. Baştaki o aura asla yoktu. Baya hayal kırıklığına uğradım sona doğru. Bi tek luciusun bahçesi kısmı güzeldi. Balo, yarışmalar(yine açlık oyunlarının yandan yemişi) çok çook sıkıcıydı. Willow garip bi karakterdi sürekli ağzına bi tane çarpasım geldi. Romanı sevdim ama aşık dalan olmadım yani etkisiz eleman biraz. Bi de hani şey olur ya, kitabı kapattığınız da oha lan bu neydi? Olursunuz. Ha işte o bunda olmuyo. Çok şükür bitti oldum çünkü beni gerçekten çok yordu. Değmezdi de. Muhtemelen iki haftaya karakterlerin isimlerini bile hatırlamam. Bunun yerine gidin düşmanım için okuyun.
SPOİLERLI KISIM
Şimdi şöyleki valla bi şey yok öyle spoilerlık. Ben 7.5 miyobumla görürdüm luciusun kızın babası olduğunu. Romanın vampir olduğun da zaten dediğim gibi ilk gözüktüğünden beri emindim. Kızın annesini günlüğünde yazanladı ilk başta anlamaması tamamen salaklıktan zaten. Xanderın fbodysine döneceği de çok belliydi. Aşk üçgeni bile denemezdi buna.
SPOİ BİTTİ.
Powerlessin azcık daha konulusu diyim bu kitaba son olarak. İkisi de sonunu bildiğim bi filmi izlemek gibiydi(ama güzel hissettirenlerden değil). İncelemeye yanlış yazmıyım dye bitirdim ama 150den sonra bırakıp yazsam yine aynı şeyleri yazardım, beni şaşırtan hiç bi şey olmadı.
Neyse en azından kapağı güzel süs diye durur kitaplıkta ne diyim