Geçmişin zihin oyunlarına maruz kalan, hatırlayamadığı çocukluğunun ve şimdiki zamanın arasına sıkışıp kalan, geçmişin tozlu raflarında kendini bulmaya çalışan Hera, kaybedilen sevdikleriyle, kana bulanan ellerle, kül olan hatıraları ve kucağındaki küçücük bebekle her şeye yeniden başlayacak…
Kitabın kurgusunu sevdim lakin bence kurgu, kitabın ortalarına doğru açılıyor. Başlarda gerçekten sıkıldım ve bazı noktaları oturtamadım. Kitabı okumaya devam ettikçe o noktaları yazar doldurdu ve kitap akmaya başladı. Sonra bir çırpıda bitirdim.
Yazarın dili sade olmasına rağmen ben bazı kısımlardaki betimlemeleri fazla buldum. Kurguya bağlanma akışımı kestiği zamanlar oldu. Bazı bölümlerdeki betimlemeler ise gerçekten güzeldi. Özellikle Hera’nın yaşadığı üzücü kaybının olduğu kısımlardaki o duygu durumunun güzel yansıtıldığını düşünüyorum.
Hera adlı karakterimizin, ürkek bir gençken başına gelen olaylarla birlikte büyüyüp kendi ayakları üzerinde durması ve kendi gücünü keşfetmesi çok güzeldi.