Puan vermedi·204 syf.····Okunma: 23 Kasım 2024 15:21 Halit... Babası, öğretmen olduğunda ne çok sevinmiş ve Halit'in ona uzattığı ilk maaşını bile almayarak oğlunun pantolonunun cebine koymuştu. "Gel bakalım" diyerek de onu bir mağazaya sokmuş gri pardösü ve siyah boğazlı kazak almıştı. Babası bir filmde Yılmaz Güney'de görmüş gri pardösü ve siyah kazağı, heves etmişti. Bu alışverişten sonra köy yolunda trafik kazasında baba feci şekilde can verince, Halit için gri pardösü ve siyah kazak daha da kıymetlenmişti.
Bir zaman sonra kendisinden yaşça küçük Necla ile evlendi Halit. Halit'in "hocaların hocası" olarak anılması, şair ve yazarlığı, herkesten saygı görmesi ve popülerliği çekmişti Necla'yı. Zaten evlenmek isteyen de oydu. Necla'nın tahammül edemediği tek şey gri pardösü ve kazaktı. Kocasının bu eski püskü şeyleri neden giydiğine hayret etmekle kalmıyor, topluluk içinde onu iğnelemekten de geri durmuyordu. Halit manevi değerini anlatmamıştı, hoş zaten anlatsa da anlamazdı.
Bir kızları oldu sonra. Halit, onu doğururken soğukta donup ölen annesinin adını koymak istiyordu ona. Gülsüm... Anası soğuktan donmuş, onu annesinin karnını yararak çıkarmışlardı. Gülsüm onda bir yaraydı. Oysa bilmiyordu ki Gülsüm onda hep yara kalacaktı, hangi bedende olursa olsun. Bir zaman sonra Halit'i tutukladılar, yazdığı yazılar yüzünden. İçerden çıkınca eşi onunla görüşmek istemedi, en yakın arkadaşı ona hayatının kazığını attı. Peki huzur buldu mu arkadaşı ve karısı? Elbette hayır. Üstelik bu sefer Necla içeri girince Gülsüm'e tek sahip çıkacak Halit kaldı. Çok güzel yetiştirdiler ve sahip çıktılar Gülsüm'e, Halit ve arkadaşları Necmi, Enver ve Salim. Bir vakitler Enver'e sahip çıkan Necmi ve Salim bu sefer de Gülsüm'ü bağrına bastı. Oysa tek tek hepsinin bir acısı vardı geçmişten gelen.
Peki bu hikayede baba-kız olduklarını birbirlerine itiraf edebildiler mi, yoksa ikisince de bilinen bu gerçek hiç dile dökülmedi mi? Necla bir gün yaptıklarına pişman oldu mu? İşte bu soruların cevabı için eseri siz de okumalısınız. 200 sayfalık bu eseri okumak oldukça keyifli ve ziyadesiyle hüzünlüydü.