Puan vermedi·212 syf.··
2024 145. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2024 01:26
Serinin son kitabı. Ucunda Ölüm Var kitabında, Ağıtçı Kadın'ın hikayesi anlatılmıştı. Heves Ali'ye olan aşkı. Saz aşığı olan Heves Ali'nin ardı sıra şehir şehir gezen ama bir türlü onu bulamayan, bulamadığı halde onu sevmekten, aramaktan vazgeçmeyen.. "Yüreğime söz geçirebiliyorum ama ayaklarıma sözüm geçmiyor. " diyor. Böyle bir sevda.. Her kitabın ayrı bir melodisi var. Türküsü hatta.. Bir Ay Doğar İlk Akşamdan Geceden. Bunu Ağıtçı Kadın için söyler hep Heves Ali. Belki bu türküyü bir kez daha dinlemek için yürüdü onca yolu kim bilir Ağıtçı Kadın. Bir ebeyken, Heves Ali'nin gitmesinden sonra, Ağıtçı olmayı tercih etmiş. Çünkü o gittikten sonra gülmek istememiş, acısını ancak böyle söndürmek istemiş. Aşıklar Bayramı.. Heves Ali'nin az bir ömrü kalmıştır. Oğlu Yusuf'un evine gider ve Aşıklar Bayramı'nda saz yarışı yapılacaktır ve Kars'a yolculukları başlar. Babasını yalnız göndermek istemez Yusuf. Babasının hastalığının farkındadır. Yolculuk.. yolculuklar.. Her iki hikayede de bitmeyen şeydir bu. Yol, yolculuk, sevda ve türküler. Yusuf'un içinde birikmiş yıllardır söylemek istediği seyler vardır Heves Ali'ye hatta öfkesi. Bu onun susmasının da sebebi olur. Diyarbakır da başlayan yolculukları Doğu'nun farklı farklı şehirlerine yaptıkları ziyaretle baba-oğulun belki de tek anısıdır. Bu insanlarla geçmiş hayatı der Yusuf, beni ve annemi terk edip neden gitti? Bu sorunun cevabını kendi kendine bulmaya çalışır. Sanki Heves Ali her gittikleri köyde, her durdukları ve soluklandıkları neresi varsa vedalaşır gibidir. Yusuf bunu anlayamaz. Heves Ali ne zaman kendisini anlatmak istese dinlemek istemez Yusuf. Yusuf'un bir de kendi içinde muhakemesi vardır. 15 sene öncesinden kalan bir aşk acısıdır bu. Kendi derdinden babasını duymaz. Tek yaptığı yolculuğuna eşlik etmektir ve öfkesini kusmak istemektedir. Sünni olan Heves Ali'nin, Alevi olan köyde ki aşkı Manuş Kadın. Heves Ali'nin, Ağıtçı Kadın dan sonraki aşkı. Aşk mezhep de tanımıyor dedirtti. O köy ile beraber bir şeyleri sorguluyorsunuz. Herkes kendince koymalı bu sorgulamanın adını ve sonuçlarını. Sonu hüzünlüydü. Yarım kalan şeylerin acısını hissediyorsunuz. Baba, aşk, sevda, yolculuk Babamın Bağlaması serinin en son kitabı. En sevdiğim buydu sanırım. Yusuf'un kendiyle, babasıyla hesaplaşması, gerçeklerle yüzleşmesi, Aylın ile yillar sonra karşılaşmaları, kendi gerçeğini bulması kitabı elinizden bırakmama nedeniniz olabilir. Benim öyle oldu. Aylın gelince, giden aslında Yusuf olmasına rağmen içindeki 'Belki' ye tutunur, Hayatın akışı olarak görür Aylın'i. Ama Aylın aynı Aylın değildir. Yusuf da eski Yusuf değildir. Gecen zaman değiştirmiştir her ikisini de. Ama yine de hala umudu vardır Yusuf'un. Aylın şöyle bir söz alır Yusuf dan. Senenin bir gününü birlikte geçireceğiz ama asla hesap sormayacagız. Daha fazlasını da istemeyeceğiz. Günün sonunda vedalasmadan ayrılacağız der. Bir yıl sonra Cide'de görüşmek üzere Aylın söz alır. Sonrasında Yusuf sırf bu buluşma için toparlanır. Yaşamaya başlar. Bulusma günü yolda giderken Kırşehir 'e gitmek isteyen anne-oğulu arabasına alır ve bu yolculuk onun değişme nedeni de olur. Her yolculukta yarım kalan aşklar, hesabı verilmemiş ayrılıkların vedası vardır. Her yolculuğun da ayrı bir türküsü. "Kalmakla gitmek arasında salınıp duran yüzü, tıpkı "unutursun!" diyen "Mihriban " türküsünün devamına benziyordu. "En zoru aşık olmak değildi. En zoru, yıllar sonra aynı insana aşık olmaktı." "Yol bambaşka bir hal aldı. " Keyifli bir seriydi. Vakit ayırmaya deger.
Babamın BağlamasıKemal Varol · Everest Yayınları · 20221,736 okunma
·
317 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kübra
Gönderi Sahibi