·608 syf.····Okunma: 26 Kasım 2024 20:29 Zeynep Sahra’nın kitaplarıyla aramda garip bir durum var.Pek sevmiyorum okuduktan sonra ama inatla her çıkan kitabını da okudum.Çok fazla Türk yazar okumadığım düşünülürse bu büyük bir fark benim için.Diğer kitapları için de öyle ölüp bitmemiştim özellikle ayçöreği serisi için diyebilirim .Ama sevmediğim yerler olsa da yine de akıcıydı ve okutturyordu kendini bir şekilde.Adige Prens maalesef içlerinde en zor okuduğum oldu.
Konusu;Ayça istihbaratçı.Babasının yürüttüğü bir operasyonda muhbir olarak Çerkezlerin içine sızıyor.Poyraz da kendisi bir Çerkez.Galerisi var ,hem de Çerkezlerin Birlik dedikleri bir topluluğun başkanı.Ayça da galeride hukuk danışmanı olarak işe giriyor.İşte zamanla yakınlaşmalarını ve Ayça’nın muhbirlik yapma(ma)sını okuyoruz.
Spoiler!!!
Kitabı okurken sanki yazarın ilk romanı gibi bir acemilik hissettim.Karakterlerde o kadar eksiklikler vardı ki.Ayça muhbir olarak girdi ama dünyadan haberi yok.Hiçbir şeyi araştırmadı,babasının da dediği gibi sanki tatile gitti oraya.Muhbirlik yapmak yerine Çerkez kültürünü daha çok merak etti,sorular sorup durdu.Hemen Poyraz’dan etkilendi ki kendisi odunun teki.Ona süreki çocuk diye hitap etmesini de anlamadım.Çok iticiydi bence.Kitapta çok fazla Çerkez muhabbeti var tamam kitabın adı zaten Adige de ben bir noktadan sonra sıkıldım artık.Bu arada ben de Samsunluyum.Çerkez değilim ama çok fazla tanıdığım ,akrabam var.O kültüre de uzak olmama rağmen artık baygınlık geçirecektim .Daha az tutulabilirdi bu konular.
Ayrıca kitapta çok fazla mantık hataları vardı.Ya bunlar Çerkez şimdi içlerine kimseyi almıyorlar falan.Poyraz hukuk danışmanı olan Ayça’yı her yere götürdü.Samsun’a düğüne gittiler daha kitabın başında.Aralarında bir şey yokken.Zaten aralarında ne oldu onu da anlamadım.Birbirlerine tutkulu tutkulu baktılar ,iki üç öpüşme .Poyraz hiçbir şey yapmasa da Ayça her şeyden etkilendi zaten.Mesela Poyraz ona evini verdi, otelde kalmasın diye.Kızın kaldığı eve zırt pırt geldi hem de öyle kapı çalmadan.Ya bismillah dur bi belki kız müsait değil.Ayça da bunu sadece öyle takılma için söyledi,neden geliyorsun falan diye.Ya sen bir operasyonun içindesin.Poyraz’ı suçunu ortaya çıkarmak için gönderildin,ne oldu hemen bu güven nereden geldi?Bu olaylar kitabın başında oluyor yanlış anlaşılmasın.Ayça karakterini daha böyle kendinden emin,ne yaptığını bilen biri olarak yazsaydı keşke yazar her şey tesadüf önüne düştü.Köşeyi dönüyor iki kişisinin konuşmasına şahit oluyor.Hep böyle denk geldi bunlar için mücadele etmedi.
Kitapta bir tek Çiço karakterini sevdim.Gupse ile mutlu olmalarını isterim.Kitap heyecanlı bitti ben şok zaten seri olduğunu bilmiyordum devam eder miyim bilmiyorum.Sonları heyecanlı bitti gibi gerçi böyle olacağını tahmin etmiştim ama.Zeynep Sahra’yı severim çok tatlı biri gerçekten .Her yaştan okuru da var ama yaş ortalaması 15-17 bazında olan kitleyi hedef alarak roman yazmasa daha iyi olur.Son bir eleştirim de bu beni rahatsız etti belki başka okurları etmez ama.Yazarın ciddi bir hayran kitlesi var ve yaşları küçük çoğu.Ama sigara kullanmayla alakalı biraz özendirici ifadeler vardı.Elbette sigara içmeyi teşvik etmiyor ama ben okurken genç bir okur bunlar etkilenir mi acaba diye sordum kendime.Çok fazla tetikleyici unsurun olduğu kitaplar var .Bu hiçbir şey elbette ama güzelleme yapılarak aktarılınca beni rahatsız etti.