Gönderi

Puan vermedi·192 syf.··
2024 2. kitabı
Bu kitabı çok merak ediyordum, ismi bende pek çok şey çağrıştırdı. Aslına bakarsanız içeriği hakkında hiçbir fikrim yoktu ve söz konusu açlığın gerçek bir açlık olduğunu düşünmemiştim. Evet, bu kitapta bir adamın iliklerine kadar yaşadığı ve bize de yaşattığı o gerçek açlığı okuyoruz. Kitaba başladığımda oruç tutuyordum ve gerçekten karakterin o hâli beni etkilemedi desem yalan olur. Kitap dört bölümden oluşuyor ve iç monolog tarzında ilerliyor. Olanlar birinci kişi ağzıyla anlatılıyor. Kitapta öne çıkan tek duygu AÇLIK. Onun dışındaki her şey geri planda kalmış. Kitap bir yönüyle otobiyografik özellik de taşıyor bu arada. Yazarımız Knut Hamsun da yazı yazarak hayatını idame ettirmeye çalışan biri. Maddi sıkıntılar yaşadığı dönemde Kopenhag’da bir oda kiralayarak yazmaya devam etmiş ve bu roman da o dönemde ortaya çıkmış. Ana karakterin açlığıyla yarışan bir de onuru var. Adam resmen onun için yaşıyor. Öyle ki parklarda, mezarlıklarda yatıyor ama yine de onuru için tek bir yardım isteyemiyor. Biri yardım etse bir şekilde, üstünde kalan son parçayla onun karşılığını vermeye çalışıyor. Bazen değerlerini yok saymaya çabalasa da onurlu, dürüst olmaktan asla vazgeçemiyor. Vazgeçemediği diğer şey ise yazmak. Gerçekten bir ara karakterin yakasından tutup herhangi bir işe gir çalış diyesim geldi. Evet yazma tutkusu var, bu işte iyi de ama açlık yeni şeyler üretmesine engel oluyor. Ama karakterimiz biraz inatçı yazı yazarak para kazanmakta diretiyor. Güzel bir psikolojik romandı. Karaktere bazen sinir olsam da bir parça yiyecek bulduğunda en az onun kadar sevindim, o yiyeceğin tadına baktım :) İnce ama etkili bir kitaptı bence, @kapiyayinlari ‘ndan okuduğum bu kitabı ben sevdim dostlarım.
AçlıkKnut Hamsun · Kapı Yayınları · 202435,6bin okunma
13 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.