Tarih kitaplarında yazılanlara göre, devletin bekası adına, Osmanlı'da 1389'da başlayan kardeş katli 1603'e kadar 214 yıl devam etti. Daha sonra birkaç şehzade katli olduysa da 1700'den saltanatın kaldırıldığı 1922 yılına kadar şehzade katli yaşanmadı.
Beşir Ayvazoğlu'nun konusunu tarihten alan hikâyelerle örülü kitabının alt başlığı 'Muradiye Hikâyeleri' adını taşıyor ki Bursa'da büyük Muradiye Külliyesi'nde yer alan 12 türbede (katledilen şehzadelerle birlikte) 40 hanedan mensubunun kabirleri var.
Çiçek Hanım'ın Rüyaları'nda, birbiriyle ilişkili olmakla beraber bağımsız metinler olarak da okunabilecek sekiz hikâye ile Fatih devrinde karşı karşıya gelen iki farklı estetiğin (Doğu-Batı) çatışmasını ve Osmanlı tarihinin en can alıcı meselesi olan 'kardeş katli'ni birlikte sorguluyor yazarımız.
Ayvazoğlu, kendisinden 'İnce Tarih' dergisi için istenen bir yazı dolayısıyla tarihi mevzulara giren Sezai'nin peşinden sürüklüyor okuru. Mihmandarımız Sezai Bursalı. Çocukluğu Bursa'nın tarihi sokaklarında, külliyeler etrafında geçmiş biri. Sanat tarihine, edebiyata meraklı ve hatta bu konularda yazı yazan, televizyon programlarına çıkan tanınmış biri. Sezai, belki de Ayvazoğlu'nun kendisi...
Bursa ve İstanbul'un meşhur sahaflarının müdavimi olan Sezai'nin dostlarıyla olan sohbet konuları da tarih, edebiyat ve sanat üzerinedir. Bu bağlamda olaylara farklı karakterlerin ağzından, farklı cephelerden bir bakış söz konusu.
(kaynak:Aksam.com.tr)
Çiçek Hanım'ın Rüyaları kitabını ben çok beğendim fakat tüm kitabı kendi kelimelerimle hakkıyla yansıtamayacağımı düşündüm. O yüzden derli toplu bir yorumu paylaşma kararı aldım. Okurken o dönemleri yaşamak, hissetmek muazzam bir duyguydu. Tarihi bu şekilde kurgusal kitaplardan okumayı zaten çok seviyorum. Benim gibi sevenler varsa bu kitabı kesin beğenir diye düşünüyorum. Okumanızı tavsiye ediyorum dostlarım.