Puan vermedi·252 syf.··
2023 11. kitabı
İskender Pala bizi bu romanında on iki bin yıl öncesine, Göbeklitepe'ye götürüyor. İnsanın varoluş öyküsünü masalsı bir olay örgüsü içinde anlatıyor. Kurgusu çok güzeldi. Henüz net bilgilere sahip olmadığımız Göbeklitepe ve ilk insanlar oldukça güzel kurgulanmıştı. Kitabın konusundan biraz bahsetmek istiyorum. Eser günümüzden bir kesitle başlıyor. Biraz ilerledikçe geçmişe doğru yola çıkıyorsunuz. On iki bin yıl öncesinde yaşayan bir kabileye konuk oluyorsunuz. Bu kabilede saçları ve kaşları beyaz olan bir bebek dünyaya geliyor ve olaylar bundan sonra hareketlenmeye başlıyor. Kabile bu bebeğin lanetli olduğunu düşünerek bebeği kurban etmek istiyor. Bunu gerçekleştirmek için bir ayin düzenliyorlar. Tam bunu yapacakken başlarına bir felaket geliyor ve bu felaketten çok az kişi kurtuluyor. İşte hayatta kalan Sarıca ve Çıra'nın hikayesi de burada başlıyor. Bir anlam arayışı ve aşka tanıklık ediyorsunuz. Kitap içinde verilen görseller çok hoşuma gitti. Anlatıma canlılık katmıştı. Hayal dünyanıza yön veriyordu. Ben kitabı beğendim. Kitabı okurken dikkatinizin dağılmamasına önem verin. Çünkü en ufak bir yeri kaçırdığınızda olayın akışını kaybedebiliyorsunuz. O yüzden dikkatle okunması gerekiyor.
Akşam Yıldızıİskender Pala · Kapı Yayınları · 20208,2bin okunma
·
23 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.