Okuyucuyla samimi diyaloglar kurulması büyük bir artı. Hatta okuyucuyu özel hissettiren cümleleri var. Baya şımartıyor okuyucuyu. Kitabı okurken Friends'deki Joey gibi kitabı dondurucuya koymak istiyorsunuz. Kitap sizin içinizdeki umutları öldürüyor. Tam diyorsunuz ki "aha mutlu olacak" hemen sizi mahvediyor.
Mü'nün yaşadıklarına mi üzülsem? Hamza'nın şerefsizliğine mi sövsem? Bizim karakterin platonik bir şekilde davranışlarına mi kahrolsam karar vermedim.