Puan vermedi·110 syf.··
2024 23. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2024 15:02
Merak ettiğim yazarların denk gelirsem kısa birer kitabını okurum ki üslubunu beğenip beğenmediğimi, fikirlerinin bana iyi gelip gelmeyeceğini anlayabileyim. Bu kitabı da tam olarak o sebepten almıştım elime, hem konusu da çok hoşuma gitmişti : Mehmet Akif. Yazar yer yer Akif'ten alıntılarla yer yer kendi kıtalarıyla, açıklamalarıyla ve betimlemeleriyle Akif olabilmeyi ve Akif'in idealini anlatmış. Herkesin (en azından bi' kesmin) dilinde fakat nedir bu Asım ve nesli, bundan bahsetmiş. Sağ olsun sınavlar, okul, koşuşturmaca elime aldığım gibi bitiremedim fakat yazarın üslubunu sevdim mi sorusuna çok net bir yanıt çizdi benim için. Değerli bir yazar olduğunu bilirim Nurettin Topçu'nun fakat benim için bir Gazali, bir Nouman Ali Khan vs değildi ki eleştirebileceğim, gözüme çok net batan noktalar vardı. Akif'in kendisinin de pişman olduğu dönemleri, fikirlerini sanki vefaat döneminde dahi öyle düşünüyormuşcasına yansıtması kitaba olan samimi duygularımı zedeledi açıkcası. Sultan II. Abdülhamid için bu denli net bir şekilde "istibdat devri" kavramını kullanabilmesi, tıpkı batılı 'gazeteciler' üslubuyla Osmanlı'nın zorlu bir dönemi olan bir devirdeki padişahı biraz daha sözlerini esirgemese "kızıl sultan" diye adlandırabilecek kadar sert bir dili vardı. Mekanı cennet olsun, Abdülhamid' e derin bir saygı besleyen birisi olarak kitabın belli bir kısmını okumak benim için zordu fakat zehirli bir yazar olmadığından emin olduğum için bitirdim. Çok değerli bir arkadaşımız, bu insanlar yurt dışında eğitim almış, oranın kültürüyle kemdilerini harmanlamışlar ufak tefek etkilenmelerini ve bozulmaları çok göremiyorum, demişti. Onun sözüne olan itimadımdan Nurettin Topçu'nun değerli bir yazar olduğuna çok bir şüphem yok fakat başka eserini okur muyum bilemiyorum. selametle
Mehmet AkifNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2020945 okunma
·
55 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.