Emrullah beyin kitaplarıyla tanışmak muazzam bir kütüphaneye üye olmak gibi iyi geliyor. İçerik olarak her ne kadar az özden konu başlıkları kaleme almışsa da her bir konu her bir ilim aydını her bir önder günümüze ve geleceğimize ışık olacak bilgelerdir. İki kapak arasını inceleyince ne demek istediğimi anlayabilirsiniz.
Biz gerçekten az okuyanlarız. Oysaki okumaya değer ve başucu yapacağımız o kadar yazar var ki ve onlar hakkında çok az bilgiye sahibiz. Ağustos Böceği kitabında ismi geçen yazarlara, ilim adamlarına, geçmişte yaşayanlara olduğu gibi geleceğimize önderlik eden, hürmet edilecek bilim yüklü insanlara değinmesi ve bugün bunları okuyorsak karanlık geceye ay soğuk günlerimize güneş olduğunu söyleyebilirim.
Kimler mi konuk olmuş Ağustos Böceği'ne: Mustafa Kemal Atatürk, Fatih Sultan Mehmed, Neşat Ertaş, Yaşar Kemal, Yunus Emre, IV. Murad, Kara Fatma, Nene Hatun, Mevlâna ve Şems, Mozart, Napolyon ve Sokrates gibi geçmişten geleceğe ışıl ışıl gökkuşağı gibi ışık saçan heybeleri ilimle, bilimle, felsefe ile, tarih ile, ahlâk ve görgü dersleri ile yüklü insanlardır. Yanlış anlaşılan yanlış anlatımlara yer verilmesin. Işte kitabın özü bunda sırdır. Okumak zenginliktir.
#alıntılar
"Okuduklarımızı ve duyduklarınızı değil, kendi öz düşüncelerinizi, içinizde olup bitenleri söyleyin. Başkalarının ağaçlarından meyve yeme alışkanlığından sıyrılarak kendi bahçenizin fidanlarını yetiştirin. İşte o zaman meyve yemenin zevkini tadacaksınız." (Sokrates)
"Konfüçyüs'a " Bir ülkeyi idare etmeye çarılsaydınız, yapacağınız ilk iş ne olurdu?" diye sormuşlar. O da, " İşe önce dili düzeltmekle başardım. Çünkü dil bozulursa kelimeler düşünceleri iyi anlatmaz. Düşünceler iyi anlatılmazsa yapılması gereken işler yapılamaz. Görevler gereği gibi yapılmazsa töre ve düzen bozulur. Töre ve düzen bozulursa adalet yoldan sapar. Adalet yoldan çıkarsa şaşkınlık içine düşen halk ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez. Bunun içindir ki hiçbir şey dil kadar önemli değildir," demiştir.