Selvi boylum al yazmalım aslında bize tanıdık bir eser. Kadir İnanır ve Türkan Şoray ne de güzel oynamış, İlyas ile Asel'in duygularını geçirebilmiş bize. Bu kitabı görene kadar bu eserin Cengiz Aytmatov'un eseri olduğunu da bilmiyordum, hatta Türkan Şoray okuduktan sonra çok beğenip filme dökülmesi için öneride bulunmuş bunu da bilmiyordum. Gelgelelim İlyas ile Asya'nın hikâyesini izlemek ne kadar zevk verdiyse İlyas ile Asel'in hikayesini okumak da bir o kadar zevk verdi bana. Gözlerim dolu dolu kitabın kapaklarını kapadım diyebilirim.
Kitabı okuyup bitirdikten sonra bunca zamandır "Büyük Aşk" olarak gördüğümüz hikayenin aslında o kadar da büyük olmadığını gördüm diyebilirim. İki genç bir hevesle iki üç görüşmeden sonra kaçıp bir yuva kurmaya çalıştılar. Yine de onların o ilk tanışma sahnesini okurken bile yüzümde bir gülümseme içimde bir sıcaklıkla okudum diyebilirim. İlyas başta Asel için mükemmel biriydi. Ama karşılaştığı ilk sorunda önce kendi benliğinden daha sonra Asel'den, evden, ailesinden kopardı kendini. Kendini suçlu hissettiği için daha da batağa saplandı ve belki yine Kadiçka'ya karşı kendini suçlu hissettiği için Asel'i onunla aldattı. Asel onu terk edip gittiğinde bile Kadiçka'yı alıp kendine yeni bir hayat kurmaya çalıştı. Asel' i aramayı hiç düşünmedi. Oysa ne kadar çok seviyordu, aşıktı ona. Aslında kitap boyunca Asel hep yalnızdı bence. Yalnız başına o evin içinde oğlunu büyüttü, bir kez olsun sitem etmedi İlyas'a. Ve en sonunda da sessizce terk etti kendinin ve oğlunun yalnız yaşadığı o evi. Kitap boyunca Asel 'in yalnızlığını kalbimde hissettim ta ki Baytemir'le karşılaşıncaya dek. İlyas'ın son hâli ise yapılan onca hatanın geriye dönüleyeceğini gösterdi bana. İlyas'a olan kızgınlığımdan kendimi "oh olsun sana" derken buldum adeta.
Yani demem o ki Cengiz Aytmatov'un bütün eserlerinde olduğu gibi bunda da satır aralarında kaybettim kendimi. Dolon geçidinde İlyas'la , evde bir başlarına Asel ve Samet'le, Pamirler'de Baytemir'le beraber bulundum. Acılarını kendi içimde hissettim. Aytmatov'un bu konuda çok usta bir yazar olduğu kanaatindeyim, okuru alıp hikâyenin içine çekmekte gerçekten çok başarılı.
Son olarak İlyas'la veda etmek istiyorum bu kitaba. "Elveda Isık Göl'üm, bitmemiş türküm benim! Mavi dalgalarını, sarı kumlarını yanımda götürmek isterdim,ama gücüm yetmez buna. Sevdiğim kadının aşkını götüremediğim gibi seni de götüremem. Elveda Asel! Elveda al yazmalım, selvi boylum! Elveda sevgilim, aşkım! Mutlu olman dileğiyle!.." Elveda İlyas.