·616 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Aralık 2024 00:00 Stephan King okuması zor bir yazar denildiğinde yazı dilinden veya kitapların uzunluğundan dolayı sıkmasından bahsedildiğini düşünürdüm. Hikayenin beni yoracağını düşünmemiştim. Bir hikayenin de beni psikolojik olarak yorması çok düşük bir ihtimaldir. O kadar kanlı cinayetler, manyak katiller veya gerilim kitapları okuduğum halde içinde tek bir cinayetin bile olmadığı bu kitap beni yordu. (Yordudan kastım mental olarak.) Bunun nedeninin olayın çocukların başına geliyor oluşu ve bir çocuk baş karakterin olması.
Kitap aşırı zeki olan Luke Ellis'in bir gece kaçırılmasıyla başlar. Kaçıran kişiler onu özel yetenekli bazı çocukların da olduğu enstitüye götürür. Buradaki çocuklar telekinezi ve telepati yeteneklerine sahip ve üstlerinde deneyler yapılıyor. Hikaye de bu çocukların başlarına gelen zorluklar ve kurdukları bağlarla devam ediyor.
Kitabın konusu bence fazlasıyla orijinal. Elbette psişik güçlerle ilgili bir çok kitap var. Benim demek istediğim enstitünün niye böyle deneyler yaptığı. Açıkçası kitap boyunca bunu düşündüm ve nasıl mantıklı bir açıklama getiriliceğini merak ettim. Yapılan açıklama da beni tatmin etti ve baya şaşırttı.
Okumak isteyen birisi için fazlasıyla tavsiye ederim. Aynı hikayeleri farklılaştırmaya çalışılan kitaplardan sonra iyi gelecektir. Benim de ilk King kitabımdı ve memnun kaldım. King'den bir sonraki kitabım hangisi olsun sizce? Önerilere açığımm :)