·240 syf.····Okunma: 07 Aralık 2024 19:49 Efendibey Ayla / Fulin Arıkan
Merhaba arkadaşlar,
Bugün sevgili hocam Fulin Arıkan'ın çıkartmış olduğu "efendibey Ayla " isimli kitapla buradayım.
Daha önce sadece ismini duyduğum Ayla Hatırlı'nın hayat hikayesini okumak inanılmaz keyifliydi.
Eğer biyografı, otobiyografi ya da söyleyişi türü kitapları okumayı seviyorsanız bu kitabıda büyük bir keyifle okursunuz çünkü oldukça akıcı bir şekilde yazılmış. Okurken hiç sıkılmıyorsunuz.
Gelelim kitabımızın konusuna ;
Efendibey Ayla, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanlık’taki ilk kadın özel kalem müdürü ve eğitimci Ayla Hatırlı’nın yaşamının “upuzun ve kısacık bir hikâyesi”.
On yedi yaşındayken, doğup büyüdüğü Kayseri’de öğretmenlik yapmaya başlayan Ayla Hatırlı’nın yaşamı, yıllar sonra ailesiyle birlikte Ankara’ya taşınmasıyla yön değiştirir.
Başkente yerleşmelerinden kısa bir süre sonra Devlet Bakanı İsmail Arar’ın özel kalem müdür yardımcısı olarak çalışmaya başlar ve 1972’de özel kalem müdürü olarak atanır.
Aralarında Turhan Feyzioğlu, Turan Güneş, Süleyman Arif Emre, Erdal İnönü gibi farklı siyasi görüşten politikacıların bulunduğu on dört ayrı hükümette sekizi başbakan yardımcısı olmak üzere yirmi iki devlet bakanıyla çalışır.
Devlet hizmetinin yanı sıra Organ Nakli ve Yanık Tedavi Vakfı’nın kuruluşunda yer alır, Türkan Saylan ve Nezihe Araz’la birlikte Anadolu Çağdaş Eğitim Vakfı’nı kurar.
Vakıf aracılığıyla hem Ankara’nın kültür hayatına hem de gençlerin çağdaş bir eğitimle yetişmelerine katkı sağlar.
Ayla Hatırlı bu yıllarda biriktirdiklerini, “yalın, eğmeden, bükmeden, büyük laflar etmeden, süsleyip püslemeden, samimiyetle” anlatıyor.
Kitabın içinden altını çizdiğim birkaç yeri sizlerle paylaşmak istiyorum.
"Hep birlikte bir masanın etrafında oturur, kızlı erkekli birlikte ders çalışırdık. Bu beni
müthiş etkileyen bir şeydi, çünkü hayatımda ilk defa böyle bir ortama giriyor,
sosyalleşiyordum. Tabularımı yıkıyor, erkeklerle arkadaş olmayı öğreniyordum. Hepimiz
öğreniyorduk. Dostluk , dayanışma, paylaşma , birlikte başarma kız erkek ayrımı tanımayan kavramlardı."
"Köy enstitüleri kapanmadan önce, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel dünya klasiklerini Türkçeye çevirtmiş, köy enstitülerine göndermişti. Her öğrencinin senede 25 adet bu kitaplardan okuması istenirmiş enstitülerde. Nasıl bir altyapı, nasıl bir entelektüel birikim hazırlanırmış."
"Öğretmenlik özel bir meslektir. Hayatı size tanıtan öğretmenlermiş gibi düşünülür, aslında öğretmenlik size hayatı , insanı tanıtır."
"Ülkemizde belki de en çok eksikliğini hissettiğimiz şeylerden biri takdir.Bir hata olduğunda eleştirecek çok insan oluyor, ama iş başarıyı kutlamaya, beğeniyi ifade
etmeye geldiğinde kimseden çıt çıkmıyor. Hatta "Kimse eleştirmiyorsa iyisin demektir" derler ya , çok doğru. Halbuki yaptığınız şeyin değer görmesi , özellikle gençlikte o kadar önemli ki. Çünkü zaten tecrübesizsiniz, çekingensiniz, el yordamıyla yolunuzu
bulmaya çalışıyorsunuz. O takdirler size ışık oluyor, gittiğiniz yolun doğruluğunu teyit ediyorsunuz, daha atak, daha rahat oluyorsunuz."
Sevgiyle kalın.