Herkese merhaba. Bugün incelemesini zevkle yapacağım bir kitaptan bahsedeceğim: Kendine Ait Bir Oda
Woolf, annesini babasını kardeşlerini erken yaşta kaybetmiş, yaşam mücadelesi veren bir kadın olduğunu öne sürersek aslında bu kitabın oluşmasında hayatınında zemini olduğu aşikâdır. "Kendine ait bir oda" ile aslında bizlere öncelikle edebiyat ve kadın hakkındaki fikirler üzerinde yürürken yüzyıllar boyunca kadının yaşantısı, hangi ortamlarda bulunduğu, hangi şekillerde hayata adım attığını; her kadının para kazanması için yazmanın yeterli oluşu ancak bunun için her kadının paraya ve kendilerine ait bir odasının olma zorunluluğu hatta bunları verirken Jane Austen gibi Fransız İngiliz vs kadın yazarların yaşantılarını ve eserlerini örnek vermesi; edebi ruhun Shakespeare'e ulaşmakla var olacağını, geçmiş yüzyıllarda kadın sanatçıların nasıl var olmadığı ve hatta erkek kimliği/imzası ile eserlerini yazabildiği üzerinde sıkı sıkıya durmuş.
Yani kadınlar arasında eser yazan varsa bile bir erkek desteği ile yazabiliyor. Bu bana Türk Edebiyatında Fatma Aliye'nin ilk yazılarını "Bir Kadın" "Dibace" "Mütercime-i Meram" imzalarıyla yayınladığını hatırlattı. Bizim edebiyatımızda ilk kadın yazar olarak bilinen feminist canım Fatma Aliye'de ailesi ne kadar aristokrat ve eğitim yanlısı olsa da kendi adını o dönemde kullanamayarak bu imzalarla gizlemiş, hatta Ahmet Mithat Efendi'de inanılmaz destek çıkmış. Diyeceğim şu ki dünyanın her tarafında kadının ön plana çıkışı yüzyıllar boyu zorluklarla sürmüş, baskılarla mücadele vermiş. Woolf da bunun üzerinde durmuş. Her şeyden önce kişinin kendisini bilmesinin her şeyden önemli olduğuna, her zorlukla ve gerçekle bireyin yüzleşmesi gerektiğine ve böyle kadınlar da parasının kazanması için önce kendine ait bir odası olup sonra canları ne isterse onları yazıp para kazanabileceklerini söylüyor. Ne kadar da haklı. Erkekler savaşa girdi çeşitli işlerde bulundu sen bulunmadın diyerek de hemcinsine özeleştiri de yaparak bi nevi bence kadının da topluma atılımını sağlamak için damarına dokunuyor.
Eserleri de hangi konu-tür üzerinden yapılabileceğini tartışırken aynı zamanda erkek yazarların kadınlar hakkında düşüncelerini dile getirip eleştirmiş ve de kaç kadın yazarın eser yazdığını vs öne sermiş.
Hayatımda ilk diyebilirim böyle bir feminizm temalı düşünce tarzında kitap okuduğumu. İnanılmaz güzeldi. Daha çok feminizme yöneleceğimi düşünüyorum. Kitap inanılmaz ufkumu açtı beni fikir denizinde yüzdürdü.
Lütfen bilinçlenmek için bu tarz kitapları okuyalım.
İnanılmaz akıcı, alıp sizi götüren bu kitabı tavsiye ediyor ve kitaplı günler diliyorum...