Yazarın şimdiye kadar okuduğum en iyi kitabıydı. Hikaye harika, karakterler çok iyi ve derin bir bakış açısı ile yazımış. Yazarı bu konuda çok başarılı buluyorum fakat bence çevirmenin de bunda etkisi büyük. Büyük bir duygu karmaşasını karşıya geçirmek bence çok zor bir olay ve kitap sanki orijinal metindeki gibi akıp gitti.
Kitap üç bölümden oluşuyor ve her bir bölüm birbiri ile bağlantılı olsa da aslında başlı başına başka bir hikaye gibi. Tüm hikaye içinde yaşanan onca şey kitap bittiğine vayy bee dedirtiyor. Başlarken klasik bir başlangıç gibi görünse de bir yerden sonra kitabın gidişatının değişeceğini biiyordum ama beklediğim kesinlikle bu değildi, vovvv dedim beee vovvv. Mia sen bu işi yapıyorsun bebeğim yaa.
Genel olarak bakıldığında ikinci şans hikayesi gibi gözükse de derinlerde çok başka anlamları olan bir hikaye, ikisi de bence birbiri için yaratımış bir yapboz parçaları gibiydi…
Hikayeye gelirsem eğer; iki farklı alanda konferansa ev sahipliği yapan bir otelde başlıyor hikayemiz. Biri Hukuk fuarı diğeri ise yetişkin eğlence fuarı. Esas kızımız Grace bir hukuk öğrencisi iken, esas oğlanımız Carson Stinger ünlü bir seks sanatçısıdır. İkilinin otelin lobisinde çarpışmasıyla başlayan olaylar serisi, onları hiç beklemedikleri bir birlikteliğin içine düşürür.
Bozuk asansörde kalmaları ve o kısa zaman diliminde birbirlerini tanımaya iter ve bambaşka dünyalara sahip olan bu ikili her ne kadar farkında olmasa da artık geri dönülemez bir aşkın içine düşerler ama henüz bunun farkında değillerdir.
Birlikte geçirdikleri hafta sonu onların ayrı dünyalarda olduğunu kanıtlamak istercesine olaylar çıkarır ve iki kalp kırılır ve ayrılır.
Bende bu kısımdan sonrası şok etkisi yarattı. Carson’un o bamm dediği yerler ve farkına vardığı kısımlarda resmen sayfaları çeviremedim, yavaş ve sindire sindire devam ettim. Öyle şeyler oldu ki asla ama asla beklemiyordum. Şimdi kitabın ikinci ve üçüncü kısmı hakkında ne desem spoi olacak. Kitabı biritip öyle gelin saatlerce konuşalım, özelikle ikinci kısmı bir konuşalım.
Sonuç olarak Carsonn, sende benim erkeğimsinnnnn. Seni çok sevdim, Grace ise bambaşka duygular hissetirdi bana, o geçmiş yaşamı ve babası ayyy çok etkileyici idi. Kitabı düşündükçe duygu selinden başka bir duygu seline savruldum, artık favori ikinci şans hikayem budurrrrr.