Düşünce dünyasında işler gerçekten değişti. Belki bu defa, klasik Batı düşüncesinin siyah-beyaz, determinist, kurallara boğulmuş, dediğim dedik dünyasında zorlandığımız gibi zorlanmaz; Nasrettin Hoca'nın genlerinden bil-istifade, biraz mürekkep yalamış, vasat bir Batılı aydının ilkokuldan itibaren aşina olduğu, çatal kaşık der gibi rahatlıkla dillendirdiği bu kavramları sular seller gibi içselleştiririz. Belki, 21. yüzyılı, bizim o en uzun, o kâbus dolu 19. yüzyılımızdan çok daha kolay aşar, 20. yüzyıldaki gelgitlerimizi hüzünle ama gülümseyerek anarız. Kim bilir belki de "İkinci Aydınlanma Çağı"na birincisinden çok daha hızlı uyarlanırız.
Sayfa 41