Gönderi

Bütüncül düşünce zamanı...
Düşünce dünyasında işler gerçekten değişti. Belki bu defa, klasik Batı düşüncesinin siyah-beyaz, determinist, kurallara boğulmuş, dediğim dedik dünyasında zorlandığımız gibi zorlanmaz; Nasrettin Hoca'nın genlerinden bil-istifade, biraz mürekkep yalamış, vasat bir Batılı aydının ilkokuldan itibaren aşina olduğu, çatal kaşık der gibi rahatlıkla dillendirdiği bu kavramları sular seller gibi içselleştiririz. Belki, 21. yüzyılı, bizim o en uzun, o kâbus dolu 19. yüzyılımızdan çok daha kolay aşar, 20. yüzyıldaki gelgitlerimizi hüzünle ama gülümseyerek anarız. Kim bilir belki de "İkinci Aydınlanma Çağı"na birincisinden çok daha hızlı uyarlanırız.
Sayfa 41
·
972 Gösterim
1 Yorum
Alıntı yaptığınıza göre, aynı fikirdesiniz. Ben ise kısaca bir değerlendirme yapayım sizin için. "Biz" derken umuyorum Türk Toplumunu kastediyorsunuz. Öyle varsayarak, bizim karanlığımız ya da kabus dolu çağımız 19.yy ile değil 16.yy ile başlar demek lazım lazım. Yazar'ın gel-gitlerle dolu dediği 20.yy ise özünde Türk'ün ilk aydınlanma çağıydı. Çok kısa sürdü maalesef. 16.yy'dan, Büyük Türk İmparatorluğu'nun diz çöktürülmesine kadarki çağ maalesef bilinçli bir karanlıktı. * Bilgi ile Dogma'nın savaşını kim kazandı sizce? * 21.yy'ın ilk çeyreğinde bu kavramlarla ilgili yorumlarınız nedir? * Klasik Batı Düşüncesi dediğiniz olgu ile tuttuğunuz güreş müsabakasındaki politik skorunuz nedir? Bunları sizin söylemediğinizi; Alev Alatlı'nın yazdığını biliyorum. Ama lütfen kısık sesle dahi olsa cevaplayın. Kendi düşün dünyanız için!!!!
Savaşın kazananı hali hazırda mevcut mudur? Yoksa insan var oldukça var olacak mı bu savaş? Bilgi dediğiniz ne? Dogma dediğiniz ne? Klasik Batı düşüncesi ile bir güreşim olduğu düşüncesine nerden kapıldınız? Acizane anlama ve anlamlandırma çabası içerisindeyim.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.