BABAM, EV ve YUMURTA KABUKLARI
.
Bu nasıl bir kitaptır ki, okurken gözyaşlarım aktı usul usul... Sayfalar koşarcasına çevrilirken hem kendi geçmişime uzandım, hemde Bilge' ninkine
Bilge seneler önce kapattığı kapıyı, ablasının telefonu ile tekrar açmıştı. Oysaki annesinin ölümünün haberi bile üç gün sonra bir mesajla ulaşmıştı kendisine. Şimdi kapının açılması ile yüzüne çarpan rüzgarın sertliği, yukarıdan gelen her bip sesi ile ruhuna sesleniyordu adeta. Geçmiş bu soğuk evdeydi; elektrikli soba ile ısınılan, yer yer rutubet yapmış tavanı ile pencere açıklarından giren havanın sesi yaşanılanları fısıldıyordu kulağına. Annesinin her şeyden vazgeçmesi, ablasının özne ya da hedef olmasından sıyırması, babasının onu aramaması...
Evet, yine eve dönüyor Bilge. Ne yaşarsa yaşasın, hangi kararları alırsa alsın, doğup büyüdüğü yer ile garip bir bağı olduğunu düşünüp ilk çağrıldığı yere, evine gidiyor. Sanki her şey zamanı gelince buraya dönmek için yaşanmışcasına!
" Baba" figürünün aile içi bağların şekillenmesine etkisi," ev" in kimlik arayışındaki rolü ve "Yumurta kabukları " nin da yaşamımızdaki kırılganlıklara karşılık gelen ifadesi adına yakışır bir okumaya vesile oluyor.
Geçmişle yüzleşmenin o sert satırları sizleri de beraberinde sürüklerken geçmişinizin bugününüzü nasıl da derinden sarsacağına şahitlik edeceksiniz. Aile bağları ve geçmişle yüzleşme üzerine duygu yüklü bir okuma.
Sizlerde geçmişinizle yüzleşmeye ve sessiz bir hesaplaşmaya var mısınız? Derinden sarsacak ve etkisi uzun süre sürecek #babamevveyumurtakabukları nı #mutlakaokuyun lütfen. Keyifle .
Sormak istiyorum sizlere;
" Bir evde ne yapılır? Bir evin ev olabilmesi için ne gerekir? "
.