Kitap, “Eril ve Dişil Bilgelik” başlığı altında yazılmış olsa da genelde kadınlara hitap eden bir yapıya sahip. Dişil bilgeliği keşfetmenin insan, özellikle de bir kadın üzerinde büyük farklar yaratacağını vurgulamış ve bunu kendi tecrübeleriyle desteklemeye çalışmış. Kitap boyunca, bize yıllardır dayatılan eril profilinden çıkmamız gerektiği fikrini savunsa da yazarın, farkında olmadan da olsa, eril psikolojinin ya da düşüncenin etkisi altında olduğunu düşünüyorum. Bununla ilgili birkaç örnek paylaşmak istiyorum.
Özellikle kitabın son 20 sayfasına geldiğimde bu durum daha belirginleşti. Öncesinde “Evet, çok haklı” dediğim yerler olsa da sona doğru kadına fazla sorumluluk yüklendiğini fark ettim. Beni rahatsız eden bazı ifadeler şu şekildeydi: “Erkek kadını fiziksel ve finansal açıdan, kadın ise erkeği ruhsal açıdan koruyup kollamalıdır.”
Son bölümlerde “kadın için niyet alma” kısmında, kadınların sık sık tövbe etmeye yönlendirildiği dikkat çekiyor. Örneğin, “Kadın olmaktan memnun olmadığım her şey için, her an için estağfurullah”, “Hayat erkeklere güzel dediğim için estağfurullah” ve “Dünya erkekler için dönüyor dediğim için estağfurullah” gibi ifadeler yer alıyor. Buna karşın, erkekler için olan niyet kısmında eril enerjiyi yücelten cümleler dikkat çekiyor. Örneğin, “Ben Rabbimin yarattığı harika bir erkeğim. Allah’ım, iyi ki beni erkek olarak yarattın, iyi ki bana koruyucu ve yönetici olma özelliği verdin.”
Kadının eril düşünceden sıyrılması gerektiğini savunan bir kitapta, erkek için bu tür ifadelerin kullanılması bana oldukça çelişkili geldi. Dişil enerjiyi savunmak böyle bir yaklaşımla ne kadar mümkün, gerçekten anlayamadım.
Kitap ya erkeklere hitap eden bir versiyonla tamamlanmalı ya da güncellenip her iki tarafa eşit şekilde hitap edecek şekilde güncellenmeli