Gönderi

8/10
·104 syf.··
2024 24. kitabı
Bu kısa ama yoğun ve okurun üzerinde güçlü bir etki bırakan roman hakkında yazar Natalıa Ginzburg'un kendi düşüncelerini belirtmek en faydalısı olacaktır: "...İşte Böyle Oldu'yu yazdığım zaman kendimi mutsuz hissediyordum ama birini tokatlayacak ya da dövecek ne gücüm ne de isteğim vardı. ... Bu romanı mutsuzluğumu biraz hafifletmek için yazdım. Yanılıyordum. Asla yazıda avuntu aramamalıyız. Yazarken bir hedefimiz olmamalı. Kesin tek bir şey varsa o da hiçbir hedef gütmeksizin yazma gerekliliğidir." Ginzburg'un bireysel yaşamı da savaşın yarattığı tahribat, eşinin öldürülmesi gibi sebeplerle trajedilerle doludur. Ki bu kitabı ölen eşine ithaf etmiştir. Yazarın hayatındaki sıkıntılı süreçler romanın baş karakterinde vücut bulmuş gibidir. Bu kitap da tıpkı Gabriel Garcia Marquez'in Kırmızı Pazartesi romanında olduğu gibi daha başında ölüm haberini bildiğimiz, öğrendiğimiz bir karakterin varlığıyla hızlı bir giriş yapar okuyucunun dünyasına. Ve eski hikaye kurgulama tekniklerinin tam aksi istikametten davranan bu büyük yazarların başarısı da okuru sonunu bildikleri olay örgüsünün nasıl gelişip bu aşamaya geldiğine ikna etmeleridir şüphesiz. Marquez'in romanından biraz daha farklı olarak burada; kadın karakterin saplantılı bir bağ kurduğu kocası Alberto'nun alnına ateş ettiğini ve bu eylemin çoktan gerçekleştiğini öğreniriz. Yıllar yılı birbirlerini sevmemelerine, hatta kadının görüşüne göre kocasının hiç de çekici biri olmamasına rağmen gizemli tavırları, hayatına dair bir şey anlatmaması ve çapkınlıkları; bu çirkin sayılabilecek adam için göz yaşı döken, yollarını bekleyen birine dönüştürür kahramanımızı. Mesleği olan öğretmenliği bile yapamayacak hale gelip hayatını tamamıyla bu esrarengiz adama ve ileride ona vereceğini düşündüğü çocuğuna vakfeder. Bu durumun kendisini ne derecede yıpratıp ruhsal bir çöküşe sürükleyeceğini ise kitabın ilerleyen sayfalarında görürüz. O yüzden incelememi burada kesip bir başka büyük yazar Italo Calvino'nun Ginzburg hakkındaki methiye ve yorumlarıyla noktalandırayım: "Natalia Ginzburg yeryüzünde kalan son kadındır. Öbür insanların tümü erkektir: Çevresinde dönüp dolaştıklarını gördüğü kadınlar da artık erkek dünyasına, karar veren, seçen ve yapanların dünyasına aittir. O -daha doğrusu özdeşleştiği gerçekçi kadın başkahramanları- bu dünyanın dışında olduğu için yalnızdır; kuşakları boyunca yeryüzündeki kadınlar beklemekten ve katlanmaktan başka bir şey yapmamışlardır: Sevilmeyi, evlenmek için seçilmeyi, anne yapılmayı, aldatılmayı beklemişlerdir. Ginzburg'un kadın başkahramanları da öyledir."
İşte Böyle OlduNatalia Ginzburg · Can Yayınları · 20222,666 okunma
·
32 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.