Gönderi

Yeterince Delirdik Mi?
9/10
·202 syf.·
2024 124. kitabı
"Herkesin ne olursa olsun hayatta kalmak için savaşım verdiği bir dünyada, ölmeye karar verenleri anlamak kolay mı? Sy.24" İnsanlar hayatınızdaki her şeyin, yaşamınızın mükemmel olduğunu düşünürken ölmeyi hiç istediniz mi? Peki öyle mi gerçekten, dışarıdan göründüğü kadar mükemmel mi hayatlarımız?.. Kim kimin gerçekliğini ne kadar görebilir ve ne kadar anlayabilir? Hiç mi yapmadık, başkalarının başına bir felaket gelince "her şeyin bir çözümü vardır, zaman her şeyin ilacı, böyle yapmaya ne gerek vardı, BEN OLSAYDIM ŞÖYLE YAPARDIM..." ları dile getirmeyi. Çözümlerimiz, bizler için de geçerli mi? Yoksa biz de olsaydık ölmeyi isteyecek kadar ileri gider miydik? Günümüzde belki de biraz sosyal medyanın etkisiyle başkalarının hayatlarını daha çok görüyoruz. Mükemmellik algısı almış başını gidiyor. İnsanların standartlarını, insanlarlar belirlemiyormuşçasına gerçeklikten uzak ve kopuk. İdeal iş, ideal eş, ideal kilo, ideal güzellik, ideal çocuklar, ideal çevre, ideal aile, ideal yaşam... Bu listeyi sınırı yokmuşçasına uzatan insanların hangi "gerçeklik" algısı? Kelimelerin tanımı kişiden kişiye değişemez mi hiç? Benim idealim, mükemmelim başka, seninki başka olamaz mı? Suni hayatlar sürdürmek, toplumun "ideal, mükemmel" yaşam tasvirine uygun bir arayışta olmak yorucu değil mi? Kalıpların içinin boşluğu ya da ait olamama, tüm koşulların sağlanmasına rağmen insanın içinde kapanmayan bir noktanın olması, ihtimallerden biri değil, olamıyor.. Zahire ne kadar da aldanıyoruz. Kim, kimin kalbindeki, ruhundaki çalkantıları,değişim ve dönüşümleri, büyüdükçe öğrendiği duyguları tümüyle açıklayabilir ki? Sorgulamadan yargılamadan bakabiliyor muyuz etrafımıza? Sonra biri bu çılgınlığa ya da kayıtsızlığa başkaldırıp aykırı davranınca, DELİ diye yaftalanıyor. "Normallik fikir birliğinden başka bir şey değildir. Yani, çoğunluk bir şeyin doğru olduğunu düşünür, dolayısıyla o şey doğru -normal- olur. Sy.164" Normal olan herkesin atladığı kuyuya atlamak oluyor çoğu zaman. Yol ayrımında çimlerin arasında gördüğü çiçeği almak, koklamak için ayrılanlar "normal" değil, "deli" olmuş oluyor. Sahi, deli ne demek? Duygularını korkusuzca yaşayanlara mı diyoruz? Yoksa kendimizce hastalıklı diye ötekileştirdiklerimize mi?.. Ruhu başkalaşanlara demek daha doğru olmaz mıydı? "İnsanlar ancak koşullar buna elverdiğinde delirme lüksüne sahiptiler. Sy.81" En iyisi bırakalım da herkes bu tanıma kendi karar versin, delirme lüksüne sahip olamasak da tanımı konusunda karar verme lüksiyetimiz olsun artık:) "..insanlar hiçbir zaman kendilerine anlatılanlardan bir şey öğrenmezler, kendi çabalarıyla öğrenirler yalnızca. Sy.67" diyor nasıl olsa. İşteee, hikayede Veronika da öyle yapıyor. "Akıllı insanlar" tıpkı bizim yaptığımız gibi onu acımasızca sınıflandırmaktan çekinmiyor. Ailesi bile.. Her şeye sahipmiş gibi görünmek, ölmeyi istememeye yeterli gibi görünüyor. Sıradanlık, birbirinin aynı günler, tekdüze yaşam, gencecik ömründe tak ediyor canına ve ölmek isteyip, ilaç alıyor. Komadan çıkıp gözlerini açtığında kendini Villette'de (deliler hastanesi) buluyor. Ölüme bu denli yaklaşıp, ölmeyi başaramaması deli olarak ayrıştırılması için yeterli oluyor. Kalbinin, aldığı ilaçların dozuna dayanamayacağı ve en fazla bir hafta sonra öleceği de söylenmeden geçilmiyor. Diğer hastalar (deliler:)) arasında da hemen yayılıyor olay. Ölmek üzere olan birinin kalbini kırmaya delilerin gönlü akıllılarınkinden daha fazla el vermiyor tabi ki. Şimdiye dek baskıladığı duygularını delilerin de "akıl vermesiyle" çekinmeden yaşamanın tadına varıyor. Nasıl bir konfor olacak ki artık yaşamayı istiyor. E tabi ölüme bu denli yaklaşan, onu bir an hisseden insan, daha sıkı tutunur hayata.. Hayatları tıpkı Veronika gibi mükemmel olduğu düşünülen ama yaşamlarının bir kısmı kendileri için alt üst olup delirdiği zannedilen, Villette'deki Zedka, Mari ve Eduard'ın da kısacık hikayelerine tanıklık ediyoruz. Birbirlerin değişim ve dönüşümleri için şans olan bu insanlar, Veronika ile kendi hikayelerinin devamı için Villette'den ayrılmaya karar veriyorlar.. Hayatlarımızda çok kısa bir süre de olsa delirme lüksüne sahip olabilir miyiz acaba? "Yürü gidiyoruz. Deliler delice şeyler yaparlar. Sy.190"
1000Kitap
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can · 2000102,3bin okunma
··2 alıntı·
2.770 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.