Kısacası, çağı önce kendi kaynaklarından, sonra İslâmî açıdan, sonra da eğer söyleyecek bir şeyim varsa şahsi fikri birikimim çerçevesinde okumak, benim izlediğim ve herkese de tavsiye ettiğim üç așamalı özgün bir çağ okuması yöntemidir. Bu üç aşamalı okuma çabası, hem çağı çarpıtmadan, doğru anlayabilmemizi hem de bizim inancımızın ve şahsi olarak bizlerin bu dünyaya Batılılar da dâhil bütün insanlığın kayıtsız kalamayacağı sahici, özgün bir șeyler söyleme çabamızı kolaylaştırır.
Sözün özü, benim Descartes, Kant, Bach, Hegel, Turner ve Constable, Nietzsche, Heidegger, Cezanne, Picasso, Kandinsky, Wagner, Brecht, Ionesco, Joyce, Dostoyevski, Tarkovsky, Godard (daha fazla uzatmayayım) vs. ilgim, çağ okumasını doğru ve derinlikli yapma kaygımın bir ürünü. Her zaman söylediğim gibi, içinde yaşadığınız çağı tanıyamazsanız, tanımlanırsınız. Tanıyamadığınız bir çağı deģiştiremezsiniz. Tanırsanız, tanımlamaya ve değiştirmeye başlarsınız.
Sayfa 23