Bu seriye olan bağlılığım gerçek olamayacak kadar aşk dolu. Kitabı okuduktan sonra Clecanian'a ışınlanmak isteyeceksiniz. Üfff yine şahaneydi, aktı gitti.
Yazarın böylesine huysuz adamları nasıl mum ettiğini okurken çok farklı bir teknik ile okuyucuya aşık ettiğini söyleyebilirim. Yani iki farklı karakter gibi ama değil de, sevimli en güzel tabir sanırım.
Theo kadar sever miyim? derken o tadı verdi, hatta daha çabuk bile okuttu diyebilirim.
Alice naif olduğu kadar içten içe güçlü de bir karakterdi. Bir gün uyandığında farklı bir gezegene kaçırılmış ve o gezegenin ırkı için üreme deneylerine zorlanan bir kadındır. Kaçmaya çalıştığı sırada Luka ile karşılaşır ve aralarında eş bağı meydana gelir. İkili bir araya getirilir ama istenen sonuçlar elde edilmez. Alice hem kendi hem de Luka için bir plan yapmak zorundadır. Tesisten bir an önce kaçmalı ve kendilerini kurtarmalılar, hatta başka süpriz kişiler ile:) Kaçış sonrası olanlar benim en sevdiğim kısımlar, detay verip spoi olsun istemiyorum ama çokkk tatlıydı.
Kitap ikili bakış anlatımına sahip ve bence bu tarz anlatımlar okuyucuya daha verimli bir duygu aktarımı sağlıyor. Hikaye güzel ve gidişatı beklediğim gibiydi, serinin diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum.