Çok sığ şekilde tekil konuların çarpıştığı ve kurulu oyunlarda insanların taraf olmalarının istendiği senaryolar ile karşı karşıyayız. Sosyal medyanın ve kestirmeci kültürün hâkimiyeti bizi her gün tercihler yapmaya zorluyor. Böylece her gün kimliğimizi ve aidiyetimizi pekiştirme, kendi gerçeğimizi realize etme şansı buluyoruz. Her birimiz rızamızı böylece imal ediyoruz. Ortaya çıkan ürünse kamplaşmalara ve kutuplaşmalara yol açıyor. Hayatın her alanında bunu yaşıyoruz. Siyaseten bölünüyoruz.