Puan vermedi·560 syf.··Beğendi
· "Kaderimizi takip edelim ya da yolumuzu değiştirelim."
İngiltere kırsalı 1736 Nisan ayında kim oldukları ve nereye ne amaçla gittikleri belirsiz beş kişilik bir kafile ile kitap başlar. İlerleyen sayfalarda bu kafileden biri ölür ve biz her bölümde adım adım karakterlerle birlikte gizemli bir polisiye ile soruşturma diyaloglarını okuyarak gerçeğe ulaşma çabasına gireriz. Bakınız çabasına gireriz diyorum çünkü kitabın “İki gerçek vardır. Birisi inanan kişinin gerçeği, ötekisi ise tartışılmaz olan gerçek” dediği gibi karakterlerin bakış açıları, kendi gerçeklikleri, inançları doğrultusunda olayları ve gördüklerini farklı bakış açılarıyla dinlemeye başlarız. Tabi bu sırada da kafiledeki karakterleri de tanımaya başlarız zira hiç birinin söylendiği kişiler olmadıklarını da keşfederiz.
Yukarıda anlattığım gibi sadece gizemli bir polisiye midir roman? Polisiye gibi başlar ama çok daha derin, felsefi, hem bilimsel hem de dini sorgulamalarla bizim kendi cevaplarımızı bulmamızı bekler yazar. Fowles büyülü tasvirleriyle hem kurgu hem de dönemin gerçek olay ve karakterleriyle de bizi tanıştırır.
Gerçek ve fantastik ögelerin iç içe geçtiği, dönemin bilim, dini, ticari, toplumun sınıf farklılıkları, adalet, cinsiyet ayrımı, Quaker inancının tohumlarının atıldığı bu dönem romanı ile büyülü bir yolculuğa çıktık. Bu uzun süredir kitaplığımda bekleyen oldukça katmanlı, sarsıcı, zekice ve öğretici eseri çok severek okudum. Elinizde varsa da bekletmeyin Fowles okumaya devam.
“Hayatlarının meridyenini biliyordu eskiler, ben benimkini hala arıyorum.”