Puan vermedi·416 syf.····Okunma: 23 Aralık 2024 00:13 Tam mevsimine uygun bir kitap okudum bu kez. Masalla başlayan güzel bir hikayeydi ama ne yalan söyleyeyim Rusların bu garip grup adları yüzünden kafamın karışacağını düşünmüştüm biraz. Hiçte öyle olmadı, sonuna kadar keyifle okudum. Sanki Rus bir yaşlı kadından yatmadan önce sobanın karşısına atılmış yataklarla, kah kardan üşüyerek kah sıcak içecekler içip ısınarak uyku öncesi yetişkin masalları dinliyormuşum duygusuyla okudum son sayfaya kadar. O nedenle kolay kolay da elimden bırakamadım. Zaten Rus kültüründe bulunmakta olan “Ayı ve Bülbül” hikayesinin romanlaştırılmış haliydi. İlk kitap olduğu için daha çok karakterlere ve evrene adapte olmak adına romantizm öğesi içermeyen bir fantastikti ki bu tarz kitaplarda da tam olarak olması gereken bu. Çocukluğundan beri masallarla büyüyen Vasya’nın en sevdiği hikaye Buz İblisi’nin hikayesidir. Ancak fark eder ki dinlediği çoğu hikaye önlerinde uzanan ormanın içinde kol gezmektedir. Çoğu Rus masalının ve inançlarına göre, ikram verildiğinde işlerine, hayatlarına, hayvanlarına, ateş yakmalarına, meyve ve sebze yetiştirmelerine yardımcı olduklarına inanılan perilerin çoğunun adı geçtiği ve aslında kimsenin göremediği ama masal olarak anlatılan çoğu şeyi Vasya’nın görmesiyle aslında Rus kültürünü de yaşatmak adına çok güzel bir seri olduğunu düşünüyorum.