6,5/10
"Ayrılık acısı harbiden garip olay. Aşk acısı demek doğru olmaz buna, aşk sadece bir parçası. Ayrılık ondan çok daha fazlası. İçine bazen dünyalar sığıyor, hiç ilgisi olmayan konularda bile bununla ilgiliymiş gibi geliyor insana." (sayfa 123)
Kitabı tanıtmak için tek cümle seçmem gerekse sanırım bunu seçerdim çünkü evet aslında hikâye Osman'dan uzun ve mesele ayrılık değil, beklemek ama bu bekleyiş ayrılıkla başlıyor, hikâye Osman'dan ayrılıkla kopuyor. Dolayısıyla ayrılık ve onun acısı önemli bence. Bütün o sayıklamalar, alakasız konular anlamlı hâle geliyor böylelikle çünkü bazen her şeyi sadece tek bir kişiye, o kişiye anlatmak istersin. O gün gördüğün rüyayı, yolda gelirken şahit olduğun bir şeyi, az önce öğrendiğin bir bilgiyi... Ama o kişi artık hayatında yoksa kime anlatacaksın? Demin yorumlarda gezinirken "asli ve kurgular"ın bu kitabı İdeal Defter'e benzettiğini gördüm, doğru aslında ama o bir yerden sonra daha derinleşip hatta karanlıklaşıyordu. Bekleme hâlinin girdabına giriyordu. Bu o kadar kaybolmuyor bence o girdapta. Bana da Teoman'ın "Kim" şarkısını anımsattı. Onda da ayrılığın ilk, ham, saf hâlini, dolaysız, süssüz, âdeta çocukça özlem cümlelerini çok seviyorum ("Kim olacak bundan sonra uyandığımda soğuk yatağımda?"). Öyle işte, Bu Hikâye Senden Uzun Osman inanılmaz bir derinliğe, aşırı iyi bir edebi dile, harika bir hikâyeye ve kurguya sahip filân değil bence ama keyifli birkaç saat geçirmemizi sağlayabilecek bir samimiyete, inceden hüzne ve mizaha sahip gayet hoş bir kitap.
Hatta şunu da bırakayım: open.spotify.com/track/0RD2GY...