Puan vermedi·160 syf.··
2022 25. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2022 18:41
MAKİNEDEKİ HAYALET Makinedeki hayalet isimli kitap Erhan Demircioğlu tarafından yazılarak 2021 tarihinde yayımlanmış. Kitabın temel tezi zihin felsefesi için bir giriş metni oluşturmaya çalışmak. 7 bölümden oluşan bu kitap her bölümünde zihinle ilgili sorular hakkında, zihine dair geliştirilmiş felsefi teorileri ve yapılmış tartışmaları aktarılmaya çalışılmış. Ve her bölüm sonu okuyucuya açık bir kapı bırakılarak her bölüm sonu kitap önerilerinde bulunulmuş. Birinci bölüm: Zihnin Gizemi Zihin hala gizemini koruyan kendisi hakkında cevabı mutlak olarak olmayan bir konu. Bunun hakkında çok fazla teoriler ortaya konulsa da kesin olarak söyleyebildiğimiz tek şey zihnin insanda var olduğu. Çünkü insan beyin denilen bir organla yaşamını düşünerek yani zihinsel faaliyetleriyle devam ettirir. Ama zihinsel faaliyetlere ev sahipliği yapan fiziksel nesneler, sadece fiziksel niteliklere sahip nesnelerle temel olarak aynı fiziksel yapıya sahiptirler. Bir atom yumağının tüm renkliliği ile zihinsel faaliyetler içinde bulunduğuna bu farkın neden kaynaklandığına ilişkin bir ipucundan yoksunuz. Arada kapanmayan bir boşluk varmış gibi görünüyor. İkinci bölüm: Ya Zihnimiz Yoksa? Zihinsel gerçeklik bir varlık tezine göre algı, his, niyet, düşünce gibi zihinsel faaliyetlerimiz gerçekten vardır. Zihinsel gerçeklik bazı önemli felsefeciler tarafından reddedilmiştir. Bu bölümde ise bu tezi reddeden iki görüş incelenmiştir. Eleyici maddecilik: Churchland Eleyici maddecilik, psikolojik ögelere dair genel-geçer kavrayışımızın radikal bir biçimde yanlış teoriler oluşturduğu tezidir. Yanılsamacılık: Frankish Ekşi, kahve kokusu, gıdıklanma gibi terimlerle ifade ettiğimiz deneyimlerin sadece bizlere varmış gibi göründüğünü ama aslında var olmadığını, o terimlere karşılık gelen şeylerin gerçeklikte bulunmadığını iddia eder. Üçüncü bölüm: Zihnimizi Ne Taşır? Bu bölümde ise fiziksel taşıyıcılık tezini reddeden yani zihinsel faaliyetler, bazı fiziksel nesnelere ait faaliyetlerdir tezine karşı çıkan görüşler incelenmiş. Bunlardan ilki töz ikiciliği, ikincisi ise fenomenalizm. Töz ikiciliği: evrendeki tözler iki farklı temel sınıfa ayrılabilir. Birine madde diğerine ise zihin adını verebiliriz. En ünlü savunucusu ise felsefeci Rene Descartes. Fenomenalizm: Fiziksel adı verilen tözler aslında zihinsel faaliyetlerimiz tarafından inşa edilen, zihinsel faaliyetlerimizin bir kümesine indirgenebilecek türden şeylerdir. Hume’u takip ederek zihinsel faaliyetlerimizin taşıyıcılığını yapan bir töz olarak ben fikrini reddeder. Savunucuları ise Berkeley,Mill ve Ayer. Dördüncü bölüm: Temelde ne var? Fiziksel temel tezine göre yaşadığımız evren temel düzeyde sadece fizikseldir. Bu kısımda ise bu tezi reddeden iki görüşü anlatılmış. Nötr tekçilik: Bu teori tek bir temel töz olduğunu ve bu tözün ne zihinsel ne de fizikseldir. Panpşisizm: Temel düzeyin sadece fiziksel değil aynı zamanda zihinsel olduğunu iddia eder. Beşinci bölüm: Her Düzey Fiziksel mi? Koşullu fiziksel bütünlük tezine göre eğer yaşadığımız evren temel düzeyde sadece fiziksel ise yaşadığımız evren tümüyle fizikseldir. Nitelik ikiciliği: Dünyada zihinsel nitelikler, fiziksel niteliklere ek olarak bulunur. Zihinsel nitelikler, fiziksel nitelikler cinsinden anlaşılamazlar. Nitelik ikiciliği, temel fiziksel düzeyin üstünde yer alan kimi üst düzeylere ait nesnelerde zihinsel niteliklerle karşılaşıldığını iddia eder. Belirimcilik: Mikro-fiziksel nesne ve niteliklerin bir araya gelerek oluşturdukları yapıların karmaşıklık düzeyi belirli bir seviyeye geldiğinde yeni tür niteliklere sahip nesneler belirir. Altıncı bölüm: Varlık ile Açıklama Arasındaki Bağ Nedir? Bu kısımda ise koşullu açıklama tezini reddeden iki farklı görüş ele alınmış. Koşullu açıklama tezine göre ise yaşadığımız evren tümüyle fiziksel ise fiziksel nesnelere ait tüm faaliyetleri, o nesneleri temel düzeyde oluşturan nesne ve niteliklerden hareketle açıklayabiliriz. Gizemcilik: Bizler açısından zihin-beden problemi çözümsüz kalmaya, bir gizem olarak kalmaya mahkumdur. Zihin-beden problemini hiçbir zaman çözüme kavuşturamayacağız. Fenomenal Kavram Staratejisi: Zihinsel niteliklerrin maddi/ bedensel niteliklerle özdeş olduğunu savunan felsefeciler tarafından esas olarak, Frank Jackson’ın Bilgi Argümanı’na yanıt olarak geliştirilmiştir. Düşünce Deneyi: Zihnimizin sınırlarını çizebilir miyiz? Yedinci bölüm: Zihni Açıklamak Mümkün mü? Açıklanamazlık tezine göre zihinsel faaliyetler, fiziksel nesne ve niteliklerden hareketle açıklanamazlar. Buna karşı olan üç farklı teori ele alınmıştır bu bölümde de. Davranışçılık: Zihinsel terimler ile davranış ifade eden terimler arasında tanımsal bir bağ vardır. Zihinsel terimler, davranış ifade eden terimler cinsinden analiz edilebileceği iddiasındadır. Özdeşlik teorisi: Zihinsel faaliyetlerimizin kimi bedensel faaliyetlerimizle özdeş olduklarını iddia eder. Bu da tanımsal bir doğru değil, bilimsel bir keşiftir. İşlevselcilik: maddecilik ve ikicilikle tutarlı olmasına karşın, her ikisine de alternatif olabilme iddiasındadır. Düşünce deneyi: kişiye özel bir dil mümkün mü? Kitabın bölüm özetleri kısaca bu şekilde. Her bölümde okuyucuya zihnin felsefi olarak neden önemli bir konu olduğunu ve üzerine çalışmaya değer olduğunu anlatılmaya çalışılmış. Yazar yüzeyselliğe düşmemeye ve teknik ayrıntılara girmeden okuyucuya açıklayıcı bilgiler vermeye özen göstermiş. Zihine dair geliştirilen görüşler, aynı probleme verilen farklı yanıtların bir araya getirildiği kendisine gerçekten ‘Zihin Felsefesine Giriş Kitabı’ dedirtecek bir kitap. Zihnin gizemi problemine ilişkin çözüm önerileri sunan farklı felsefi teoriler, zihnin gizemi problemini yaratır. Zihnin gizemi problemi, her biri akla yatkın farklı tezlerin tümünün aynı anda doğru olmamasıyla ortaya çıkan ve bence hiçbir zaman mutlaklığı olmayacak bir konu. Böylelikle kitapta esas olarak ele almaya çalışılan zihin, kendisi için ne kadar tez üretilirse üretilsin hep gizemliliğini koruyacak bir problem. Kitapta her bölümün sunduğu soruya karşı üretilen karşı tezlerle ele alınarak, her sorunda birden fazla düşünceyle işin içinden çıkıyoruz. Her bölümde zihin üzerine geliştirilmiş felsefi teoriler tartışılırken, bunlar tarafsız bir şekilde okuyucuya sunulmuş. Okuyucu ise soruları kendisine en yakın gelecek düşünceyle cevaplayabilir. Felsefeci ise tam teşekküllü bir hesaplama yapmaz ve kendisini süregiden tartışmanın içine atar. Çünkü tartışmayı ilerletmenin ve geliştirmenin tek yolu tartışmaya dahil olmaktır diyor yazar. Okuyucu seçimini nasıl yapmalı sorununa girmeden ama savunmaya dahil olup felsefeye katkı sunması beklenmiş. Kişinin yapması gereken kitabın son cümlesinde dediği gibi kör karanlığın içinden bir teoriyi bir biçimde seçip olabildiğince ilerlemek ve varacağımız yerin aydınlık olmasını ümit etmek olacaktır. Kendinde ve doğası gereği ilginç şeyler. Zihin felsefesi neyi sorar? Bir zihnimiz ve bedenimiz var bu ilişki nasıl bir ilişki? Zihin dünyamızı şekillendiren şeyler: görüntü, acı, duygu... Düşüncelerimiz görsel algılarımızı şek ilendirebilir mi? Aynı şeylere bakan kişilerin algıları neden farklıdır? Beyni nasıl tanımlarız? İnsanı tanımlayan şey zihin ama zihin beden problemi sadece bundan ibaret değil. Nörofizyolojik süreçler. Fiziksel bilgi tam değil. Fiziksel bilgi ile deneyimlerimize ilişkin fiziksel bilgi deneyimlerimize ilişkin tam bilgi arasında boşluk var. fiziksel olan şey şekillidir. Yanılsamacılık Kusursuz bir teori yok.
Makinedeki HayaletErhan Demircioğlu · Fol Kitap · 202150 okunma
·
173 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.