Herkese Merhaba
Bugün sizlere James G. Frazer kaleminden Büyük Tufan kitabının yorumu ile geldim
Aralık ayının sıradaki kitabı 2020 yılı basımlı 347 sayfalık bir kitap
"Gezegenimizin muazzam doğal özellikleriyle karşılaştırıldığında, insan, mazinin bir parçasıdır ve belleği gecenin bir rüyasıdır."
Büyük Tufan efsaneleri arasında en eskisi olan Babil, yani Sümer efsanesidir.
Babil ve Sümer’in tufan hikayeleri, Gılgamış Destanı'ndan bağımsız olarak yayıldığı sonucuyla birlikte, destanda felaketin asıl olay yerinin, Fırat'taki Şurippak şehri olarak gösterilir.
Babil, Sümer ve Yahudi tufan hikayelerinde, yüce bir tanrı dünyayı yağmur ile doldurarak insanlığı yok etmeye karar veriyor, başka bir tanrı gelecek felaket konusunda bir adamı uyarıyor ve bu adam uyarıyı kabul ederek bir gemi içerisinde kurtuluyor; sel son mertebesinde yedi gün sürüyor; sel dindiğinde adam bir kurban sunuyor ve nihayetinde tanrıların mertebesine yükseliyor. Tek temel farklılık kahramanın isminde yatmaktadır; Sümer yorumunda ismi Ziudsuddu, Sami yorumunda Utnapiştim veya Atra-Hasis, Yahudi yorumunda Nuh'tur. Yahvistik, Babil ve Sümer anlatılarında da yedi sayısına özel bir önem verilmektedir.
Yunanların Dardanos ve Deukalion isimleriyle ilişkilendirdikleri Semadirek ve Tesalya büyük sel hikâyeleri vardır. Daha çok mitolojik anlatıma sahip ve hiçbir zaman gerçekleşmemiş olan felaketlerdir.
İzlanda ve Galler hikâyesi ise Dev Ymir'in kanıyla yaşanan sel tufanı olarak efsaneleşmiş, Litvanyalılar yemiş kabuğunda saklanarak, Transilvanya çingeneleri arasında Hint kültüründen etkilenerek balık hikayesi ve Doğu Rusya Mansileri arasında tekne yaparak kurtulma hikayeleri gibi geleneksel mitler anlatılır.
Pers tufan hikayesi ise Vara ismi verilen bir kutu içinde kalmaları gerektiğini anlatan hikayedir. Daha çok sert kış aylarında karlardan korunma için yaratılmış mit.
Hint Takımadalarında Sumatra, Borneo ve Selebes gibi büyük adalarda ve Nias, Engano, Seram, Rotti ve Flores gibi daha ufak adalar arasında büyük sel efsaneleriyle karşılaşmaktayız. Bir kısmında Kurtarıcı Manu balık formunda yazılmış. Bir kısmında sel başlamadan bir dağın tepesine çıkanların kurtulduğu anlatılıyor. Keşmir yayla vadisinde suyun mucizevi bir şekilde çekilmesini anlatan hikaye, bu dağlarla çevrili havzaların doğal şekillerinden yapılan yanlış bir çıkarımdan ortaya çıkmıştır.
Asya'da Burma, Nam Ky, Malay Yarımadası ve Kamçatka'da sandığın içinde kalarak ya da salın üstünde hayatta kaldıklarına dair hikaye anlatılmaktadır. Doğu, Orta ve Kuzey Asya'da tufan hikayeleri bulunmamaktadır.
Doğu Asya'nın büyük medeni halkları olan Çinliler ve Japonların hiçbirinin, insan ırkının büyük bir kısmının yok olduğu söylenen büyük sel efsanesi bulunmamaktadır ve oldukça ilginçtir.
Filipin Adaları ve Formosa'nın yerel kabileleri ve Bengal Körfezi'nde izole edilmiş Andaman Adalılar tarafından da efsaneler anlatılmaktadır. Burada da gökyüzüne yapılan bir merdivene tırmananlar ya da kanoyla selden kurtulanlardır.
Yeni Gine, Avustralya kıtası ve küçük ada olan Melanezya da büyük sel hikâyeleriyle karşılaşmaktayız. Burada da yine bir kano ya da ağaca tırmananların kurtulduğu hikayesi kullanılır.
Pasifik'in kuzeyde Hawaii, küçük adaları işgal eden Polinezyalılar, Mikronezyalılar, Pelew Adaları'nda bir sel efsanesi kaydedilmiştir. Bu efsaneler sel olarak değil taşkın deniz sularının yükselmesi olarak anlatılır.
Güney, Orta ve Kuzey Amerika'da, Güneyde Tierro del Fuego'dan kuzeyde Alaska'ya kadar, Kızılderili kabileleri arasında, batıda Alaska'daki Eskimoların arasında ve doğuda Grönland'da efsaneler yer alır. Selin yağmur nedeniyle değil, su dolu kapların kırılmasıyla ortaya çıktığı efsaneler anlatılır. Bogota vadisinde suyun mucizevi bir şekilde çekilmesini anlatan hikâye, bu dağlarla çevrili havzaların doğal şekillerinden yapılan yanlış bir çıkarımdan dolayıdır. Eskimolar ve Grönlandlılar tarafından anlatılan efsaneler ise gözlem mitleri sınıfına girmektedir. Bunlar, dağlarda veya denizden uzak diğer yerlerde bulunan deniz fosillerinin gözlemlenmesine dayalı hikâyelerdir.
Mısır dahil olmak üzere Afrika da büyük bir sele dair yerel efsaneler bulunmamaktadır.
Anlatılan efsanelerde Sami zihninin dünyevi aklıyla, Hint zihninin zevklerden arındıran hayalci aklının tezatlığı çok barizdir.
Nuh tufanının gerçek kökenini merak edenlere oldukça ayrıntılı bir kitap. Ben okurken not almalara doyamadım. İlginç bilgiler de edindim bunlardan bir kaçı; Tilkilerin kuyruklarının ucunun neden siyah olduğu!, Kızılderililerin idollerinin neden farklı şekillerde olduğu! gibi...
Kitap ile ilgili düşüncelerinizi yorum bırakabilirsiniz
Okumayı ihmal etmeyin
im t u b i s ʚĭɞ
Büyük TufanJames G. Frazer · Kanon Kitap · 202064 okunma