Puan vermedi·280 syf.··
2024 6. kitabı
Unutmak diye bir şey olmasaydı, yaşam da olmazdı” diyor yazar. Bir başka yazarın “ Her unutuş bir eksiliş gibi gelmiyor mu?” dediğini hatırlıyorum. Unutmak mı hatırlamak mı hangisi diye sorup buna cevap aradığım bir kitaptı. Sahiden unutarak mı yaşayabilirdik yoksa hatırlayarak mı? Hangisi daha kolay görünüyor düşünüyorum. Bazen hatırlamak için binbir çaba gösterirken bazen unutmak için hafızamızdan siliyoruz geçmişi. Sonra hikayeyi okuduğumda soruyorum unutmadan yaşayabilir miydik? Geçmişin karanlığını, acılarını bir ömür kendimizle yaşatmak… Herhalde ölmek daha iyi olurdu bu durumda. Sonra diyorum tüm bu kötü anıların yanında geçmişteki güzel duyguları da silip atmak isteyebilir miyiz? Sırf o karanlık yanı unutmak pahasına anılarımızda kalan güzel duyguları da hiç bize ait değillermiş gibi hafızamızdan silip atmak isteyebilir miydik? Peki neydi o hatırlanmaya değer güzel anılar mesela aşk mı? Aşk hatırlanmaya mı değer unutmaya mı? Hatırlanmaya değer olduğunu düşünürdüm ama unutmaya da değer olduğunu anlıyorum. Çünkü “duyguların en tehlikelisiydi aşk.” İnsanı kendisine esir ediyordu, hayatını elinden alıyordu. Kimi zaman da bambaşka bir kişiliğe eviriyordu kişiyi. Hayat eskisi gibi normal akışında akmıyordu. Aşkta her duygu hatırlamak ya da unutmak üzerine kuruluyordu.
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2024126,6bin okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.