Aylin Devrimel Radomisli: Bir Ömre Sığan İnanılmaz Hikâye
Puan vermedi·328 syf.··
2024 27. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2024 09:13
Kitabın giriş kısmında, Aylin’in yaşamına dair şu tanımları okuyunca gerçekten çok meraklandım: “Amerikan ordusunun başarı nişanını kazanmış, iki yıl içinde albaylığa yükselmiş, yeri doldurulamaz bir subay… Yirmili yaşlarda, kendi kararıyla bir prensin altın kafesine kapanıp kısa zamanda oradan uçmayı başaran delifişek… 26 yaşında fakültenin en zor bölümlerinden biri olan tıp fakültesini seçen kararlı bir öğrenci… New York gibi rekabetin acımasız olduğu bir şehirde başarılı bir doktor… Babası yaşında bir Afgan şaire âşık olan genç bir kadın… Türkiye’den New York’a göç etmiş psikolog Michel Radomislî’nin sevgili eşi… Kentlere, kıtalara sığmayan; büyük başarılar, aşklar, acılar ve yalnızlıklarla dolu bir yaşam…” Bu satırları okurken düşündüm: Bir insan bu kadar sıfatı bir ömre nasıl sığdırabilir? Ancak okudukça anladım ki, bu ancak Aylin gibi bir kadın için mümkün olabilirdi. Bu, benim Ayşe Kulin’den okuduğum ilk kitaptı ve gerçekten başarılı buldum. Kitap, ilk olarak Aylin’in ailesinin köklerine inerek bir zemin oluşturuyor. Sonrasında Aylin’in doğumu, çocukluğu ve gençlik yıllarına geçiş yapıyor. Özellikle gençlik ve orta yaş dönemlerine odaklanılmış ki, esas ilginç olan kısım da burasıydı. Kitap, ilişkiler konusunda derinlemesine tahlil yapma fırsatı sunuyor. Aylin’in evlenmeden önce idealize ettiği erkeklerin, evlendikten sonra gerçek yüzlerini ortaya koyduklarını görmek çarpıcıydı. Michel karakteri özelinde, Aylin’in hatalarını da çok net bir şekilde görebildim. Bu durum, evlilikte sık karşılaşılan sorunlara ışık tutuyor ve çözüm yolları hakkında ipuçları veriyor. Aylin’in hayattaki tutumuna gerçekten hayran kaldım. Her şeyin en iyisini yapmak tam da Aylin’i tanımlıyor. Mankenlik yaptı, mükemmel bir tıp öğrencisi oldu, subaylığa yükseldi… Yaşasaydı muhtemelen büyükelçi olurdu ve bunu da hakkıyla başarırdı. Kitapta beni en çok etkileyen bölüm, Aylin’in iyileştirdiği rahibenin hikayesiydi. Bunun gerçek bir olay olduğunu bilmek ise insanı derinden yaralıyor. Ancak eleştirdiğim noktalar da yok değil. Kitapta “medeniyet” kavramına dair şuursuz bir özgürlük algısı göze çarpıyor. Şöyle bir söz bu durumu çok güzel özetliyor: “Açık giyinmeyi medeniyet, şuursuzca ağzına geleni söylemeyi özgürlük, insanların arkasından konuşmayı eleştiri, herkesin içinde yaptığın hatayı yüzüne vurmayı nasihat sanan bir çağın ortasına düştük…” Kitap, açık saçık giyinmeyi, her önüne gelene ilgi duymayı ve evli insanların hayatlarına müdahil olmayı sanki kötü bir şey değilmiş gibi göstermeye çalışıyor. Bu yaklaşımı oldukça sorgulayıcı buldum. Din konusuna gelince, burada beni rahatsız eden bir yorum vardı: “İyi yürekli, temiz ahlaklı, dürüst bir insansan eğer, Tanrı seni namaz kılmazsan da sever.” Bu tür düşünceler, bireyin inancına dair sorumluluklarını hafife almaya neden olabiliyor. Eğer bir insan “Müslümanım” diyorsa, İslam’ın gereklerini kabul etmiş demektir. Bu bağlamda, namaz gibi önemli bir ibadetin hafifletilmesi yanlış bir mesaj veriyor. Son olarak, böyle sıra dışı bir kadının bir erkek tarafından öldürülmüş olması, hikayenin sonunda insanı paramparça ediyor. Kitap, nadir rastlanacak bir hayat hikayesini başarıyla anlatıyor. Zevkle ve heyecanla okunacak bir eser olduğunu düşünüyorum ve kesinlikle tavsiye ederim. Merhametle kalın…
Adı: AylinAyşe Kulin · Remzi Kitabevi · 199922,6bin okunma
··
125 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.