Gönderi

10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2024 92. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2024 00:00
Büyük babür imparatoru Şah Cihan’ın karısının ardında inşa ettiği taç mahal’de yüzlerce işçi çalıştırdığını anlatmıştı tıpkı bizim gibi yüzlerce binlerce işçinin İnşaatı bitirmeleri yıllarını almıştı ve bittiğinde imparator bu yapıyı öyle çok beğenmişti ki başka hiç kimsenin aynısını yapmaması için çalışan her işçinin sağ elinin baş parmaklarını kestirmişti düşünebiliyor musun? Tüm bunlar amele pazarında günlerce durup seçilmeyi beklemekten çok daha iyiydi bazen seçilir bazen seçilmezdi bazen çok fazla işçi ihtiyacı olurdu ama sen seçilenlerin arasına giremezdin o yüzden bazen insanı umutsuzluk değil umut öldürüyor başka zamanlarda da iş için seçilirse bir günlük ya da üç günlük ya da haftalık oluyordu sonrasında uzun süre hiç iş olmuyor sadece açlık ve beklemek kalıyordu işte bu yüzden umutsuzluk değil umut öldürüyordu tabii bir de vadedilen günlük yevmiye 125 rupi den 75 rupiye düşebiliyordu çekinerek neden düşük aldığını sorduğunda da işi beğenmezse çekip gidebileceğini söyleniyordu çünkü bu işi yapmak için can atan yüzlerce bekleyen vardı günde 75 rs iye 10 saati boyunca sırtını 20 kiloluk çimento çuvalını ve islak betonları kafasının üzerine koyup 3-4-7 kat taşıyacak taş kıracak güneşin altında çukur kazacak insanlar dışarı bile çıkmazken kanının buharlaşan sıcağın altında çalışacak insan Çöktü evet bunların hepsini yetmiş rupiye yapmak gerçekten önemli bir işti. Titreyen güneşin altında durmuş ateşinin yeniden çıkıp çıkmadığını anlamaya çalışıyordu bu işi bitirmek zorundaydı çünkü ondan başka yapacak kimse yoktu ve ona gündelik yevmiye olarak 200 rs teklif etmişlerdi parmaklarını duvara yapıştırdı altından ve sırtından hava dalgası çarpıyordu birkaç santimetre daha yana kaydı Bambo hafif sallandı parmakları duvarı kavramadı başı duvara çok yakındı korkudan titremeye başlamıştı bir kuş gibi beş gün boyunca günde 200 rupiden bu işi yapsa 1000 rupi ederdi bu paranın yarısını evine gönderebilirdi ama şimdi 200 rupiyi düşünecek durumda değildi içindeki köpürme yeniden başladı hayır olamaz hayır olamaz kesinlikle olamaz sağlam bir yere basana kadar olamazdı öksürürmemeliiydi eğer bir kez öksürürse içinde yükselen ve göğsünü yiyip bitiren yaratık ortaya çıkacak ciğerleri kıymalı bu aştan farksızdı yükselen tek bir öksürüğü hissediyordu öksürme liydi başka şansı yoktu göğsünün derinliklerinden gelen o tek öksürüğü dışarı saldı ve göğsü sanki infilak etti Tek nefes tüm yaşamın sadece tek bir nefes çünkü her şey havayı kesen bir ok gibi her şeyi parçalandı hava onu kısa bir süre sardı sarmalaladı ve parça parça yağdı havanın son zerresi oldu.
Özgür TopraklarNeel Mukherjee · Timaş Yayınları · 201984 okunma
·
66 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.