Theodor W. Adorno, modern toplumun birey üzerindeki tahakkümünü eleştirel teori perspektifinden analiz ederken, kapitalizmin yalnızca ekonomik değil, düşünsel ve kültürel alanda da özgürlükleri baskıladığını savunur. Kültür endüstrisi kavramıyla, sanatın metalaşarak bireyleri tüketici kitlelere dönüştürdüğünü ve toplumsal değişime engel olduğunu vurgular. Negatif diyalektik yaklaşımıyla, hakikatin kesinliklerle değil, çelişkilerle anlaşılabileceğini öne süren Adorno, modern sanatın uyumsuzluğu ve çelişkileri yansıtma kapasitesini özgürleştirici bir alan olarak görür. Aydınlanmanın araçsallaştırılmasıyla totaliter eğilimlerin ortaya çıktığını savunan Adorno, bireyin özgürleşmesinin eleştirel düşünce ve toplumsal dönüşümle mümkün olduğunu belirtir. Bu bağlamda, Adorno’nun fikirleri modern toplumun tahakküm mekanizmalarını anlamak ve eleştirmek için güçlü bir entelektüel zemin sunar.