Acımasız düşmanlar, ölümcül silahlar ve dünyanın entrikalarıyla etrafı çevrilmiş Artemis Entreri'nin tek çaresi güçlü olmak. Pes etmemeli ve içinde biriken o ateşi, gittikçe alevlenen ve büyüyen o ateşi söndürmesi gerekiyor. Artemis çürüyen dünyayı görüyor, biliyor ve bu dünyaya canı pahasına isyan ediyor.
Artemis'in artık gideceği bir yolu var.
Çünkü Artemis Entreri artık kim olduğunu biliyor.
Kitapta, daha doğrusu kitabın bir ve ikinci bölümünde bir macera ve üçüncü bölümünde başka bir macera okuyacağız.
Ilk bölümde Serinin bir önceki kitabında (Cadı Kralın Vaadi) geçen çeşitli maceraların, nihayete erdikten sonra yol açtığı karmaşık durumları ve ikinci bölümde bu durum sonrası kahramanlarımız Artemis ve Jarlaxle ın bu karmaşık durumların getirdiği sonuçlardan elde edecekleri ve üzerinde hak iddaa edecekleri bir macera okuyoruz.
Üçüncü bölümde de, iddaa ettikleri bu hakkın onların başına iş açmasını ve bulaştıkları bu işten politika yaparak kurtulup, kendilerini arayıp bulacakları ve artık nihayete eren serinin sonunda tutunacakları ve düşecekleri yolun hikayesi, Artemis'in Yolu nun hikayesi.
Uff spoiler vermemeye çalışarak yazmak da terletti gerçekten ehheh. :)
--- Dikkat SPOILER içerir ---
Kralları meşru kılan nedir? Eylemleri mi? Kan bağının getirdiği kazanımlar mı? ikisi birden mi? Yoksa hiç birisi mi?
Boş ve atıl duran bir toprak parçasında hak iddaa etmek, "Ben artık buranın kralıyım" demek, sizi oranın kralı yapar mı? Yoksa başınıza iş mi alırsınız?
Kitabın ikici bölümünde kahramanlarımız D'aerthe Krallığını, daha önce ele geçirdikleri lanetli kale ve civar topraklarında kurarak, Damara Kralı Gareth in kendini sorgulamasına ve elbetteki kralın bir Paladin Kral olması sebebiyle adaletin yüzde yüz işlemesi sonucu ölümden belki de kıl payı dönerek bu topraklardan sürülmesini konu alıyor.
Sürülüyor sürülmesine kahramanlarımız fakat nereye gidecekler?
İşte zurnanın zırt, daha doğrusu flütün fürt dediği yer de burası. Jarlaxle in Artemis e verdiği Idalia'nın Flütü, kimisi için sihirli, bir başkası için belki de lanetli olan flüt Artemis'in içsel yolculuğuna etki edip, geçmişini sorgulamasına sebep olup, yaşadığı duygusal karmaşayı gençliğinde yaşadığı, Artemis'in Artemis Entreri olmasına sebep olan o yıllara ve o topraklara dönmesinin konu edildiği maceralar silsilesini de kitabın üçüncü ve final bölümünde okuyoruz.
Kahramanlarımız sürüldükleri topraklardan Artemis'in doğduğu Memnon'a, ailesine, doğduğu eve ve Artemis'i acımasız, duygusuz, buz gibi bir kiralık katile dönüştürdüğü geçmişe yolculuk yapıyorlar.
Bu yolculuk Artemis'in, din kisvesi altında halkın sömürüldüğü, aç bırakıldığı ve çirkin bir düzenin kol gezdiği bir sistemle karşılaşmasına, geçmişten hatırladığı ve tesadüf eseri öğrendiği gerçeklerin onu bu düzenden ve leş dini liderlerden intikam almasıyla nihayete eriyor.
Kitap bitiyor ama yolculuk bitmiyor tabi ki. Artemis, ilham perisinden, "dostundan" Jarlaxle'dan ayrılıyor ve bize de şu soruyu bırakıyor;
Jarlaxle gerçekten bir dost mu? Gerçekten iyi bir drow mu? Yoksa bir drow olmanın gerekliliklerini mi yerine getiriyor? Yaptığı eylemler, seçimleri, duyguları, gerçekten bir dostun yapacağı şeyler mi? işte tüm seri ve bittabi bu kitap sizde bunun sorgulamasını bırakıyor.
(Okuyucu notu: Evet anlayabiliyorum seni Jarlaxle, sen bir dost ve katıksız bir drowsun. Sen "Dostum" dediğin kişilere gerçekten dostluk yapıyorsun. Ama bu dostluk bir drowun yapabileceği bir dostluk. Bence sen GERÇEK BİR DOSTSUN. Ve gerçekten KATIKSIZ BİR DROWSUN) :))
Artemis'in YoluR. A. Salvatore · Laika Yayıncılık · 201152 okunma