Ockham'ın Usturası
İlker Balkan
.
Merhaba kitapseverler. Bugün sizlere tan çıkan İnanç, kanı ve kanaat üzerine morfolojik bir inceleme kitabıyla geldim. Öncelikle kitabın isminin
anlamıyla başlamak istiyorum. Ockham'ın Usturası, diğer her şey eşit olduğunda, daha az varlık veya daha az varlık türü varsayan açıklamaların, daha fazlasını varsayan açıklamalara tercih edilmesi gerektiği yönündeki bir teori inşa etme veya değerlendirme ilkesidir. Aynı zamanda tutumluluk veya basitlik ilkesidir.
.
Günümüzün en önemli mesleklerinden biri toplum mühendisliği. Yazar, kitabında genel olarak toplum mühendisliğinin yanında insan mühendisliğine de önem verilirken bunların bireyi ve toplumu dönüştürebilme gücünün önemini vurguluyor. İnançlar, dinler, kanılar, kültürler elbette toplumlara aittir ve binlerce yıldır süregelmiştir. İnsanın doğasında yaşamak, sürdürmek ve gün geldiğinde de ölüm vardır. İşte insan yaşadığı bu süreçte içinde bulunduğu toplumu şekillendirirken kendisi de yaşadığı toplumdan çok da farklı olmadan, ayrışmadan yaşadığı topluma katkıda veya zararda bulunur. Yazar, insanlığın bilimden uzaklaşırsa akılcı ilerlemelerin olmayacağını da vurgular. Şüpheyle yaklaşılmadan, genel kanıların doğru kabul edilmesinin, sabit fikirlerde ısrarcı olmanın yeni dogmalar oluşturacağını anlatır. İnanç, kanılar, kanaat üzerine morfolojik bir inceleme okudum. Ayrıca bölümlerde ele alınan konuyla ilgili fotoğraf ve resimlerin bulunması, akıcı anlatımı ile beni saran bir kitap oldu.
.
Biz bireyler, yaşadığımız aileden alırız köklerimizi. İnançlar, korkular, kanılar... Her ne olursa olsun. Ancak aklın ve bilimin sorgulayıcıliğında alışılagelmiş tutumların her zaman doğru olmadığını bana sorgulatan bir kitap oldu. Ayrıca tarihin, coğrafyanın ve medyanın toplumlara etkisi elbette yadsınamaz. Benim için verimli bir okuma, bir başucu kitabı oldu. Kaleminize sağlık sayın