Peri'nin 26 yıllık kozasından bir kelebek olarak çıkışını okuyoruz bu romanda. Okurken Kore dizisi izliyormuş gibi bir hisse kapıldım ve bir filmi çekilse ne hoş olur diye düşünmekten de kendimi alamadım:) Kelebeğe dönüşen Peri bunu elbette bunu gözlüklerini çıkarıp diş tellerinden kurtulmak suretiyle yapmıyor, o yalnızca kendisini ve çevresini keşfediyor. Bu hikayeye tanık olmak da okur olarak bana pek keyifli geldi.
Hikayedeki bu dönüşüm temasının yanında güçlü olan bir başkası karakterin narsist bir ebeveynle büyümesi ve bunun getirdiği psikolojik zorlanmalar. Alt temalardaise dostluk ve aşk var elbette ki bunlar arasında da baskın olanı dostluk ki bu da çok sevdiğim yönlerinden biri. Aşk teması biraz daha geride kalsa da bence kararında bırakılmış. Zaten kitapta olaylar çok sündürülmemiş ve hikayedeki küçük sonlar zaman zaman okura bırakılmış.
Kadınların üzerindeki güzellik dayatmalarına feminist bir yerden bakan yazarımız @cerenlerin_efendisi bu konuda açık mesajlar vermiş. Bu durum bazen didaktik bir anlatıma yol açsa da bence gözardı edilebilir çünkü toplumdaki bu hastalıklı sayılabilecek güzellik baskısı oldukça can sıkıcı bir noktada ve birileri de bu soruna parmak basmalıydı ve yazar bu rolü başarılı bir biçimde üstlenmiş görünüyor. Buradan hareketle bilhassa lise çağındaki gençlerden itibaren tüm genç kadınların okuması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.
Ayrıca kitabın dilini de genel olarak beğendim. Yazarın ilk kitabı İstanbul'un Bodrum Katlarını da yakın zamanda okumuş ve beğenmiştim ancak Çirkin Kadınlar İçin Hayatta Kalma Rehberi'nde dil özellikleri bakımından epey yol aldığını gördüm. Burada tatlı şerbetlenmiş, dinlenmiş, kaymakla süslenmiş gibi :) bu açıdan yukarıda bahsettiğim geniş okuma kitlelesinin beklentilerinin karşılayacağını düşünüyorum. Daha çok şey söylenebilirse de alın, okuyun, hediye edin demekle yetineceğim