Mahi, dört harf ama derinden hatta çok derinden bir yerden unutamayacağım bir isim.
Kitabı basılmadan önce okumama rağmen, neler olduğunu bilerek yeniden okumak aynı heyecanı ve o duygu karmaşasını tekrardan yaşattı. Mahi'nin gözünden okuduğumuz kısımlar kadar Ali Asaf'ın da duygularını okumak şahaneydi.
Mahalledeki her bir karakterin kendine olan o has konuşmaları( küfürler bile) o kadar yerindeydi ki, üfff anlatamıyorum resmen şahaneydi şahane. Mahi'yi ilk okuduğum zaman bir gün kitap olacağı belli değildi ama şimdi sayfaları çevirmek, o çok etkileyen kısımların altını çizmek( arada sırada açıp okumak ki ben çok sık yaparım bunu) o kadar iyi hissettirdi ki.
Tabi çok yıkık, bitik olduğum kısımlarda oldu, mesela ilk bölüm yani günümüz. Neler olduğuna dair fikir yürütmekten beynim error verse de hala bu işin içinde bir iş( hatta bir pislik bile olabilir) düşüncesindeyim.
Her an tetikte neler olacak diye devam etmek, o ilk kısımdaki kalp kırıklığını yaşamak, ama yeniden ve yeniden okusam aynı hisleri paylaşacağım çünkü bu hikaye çok derinden bir yerden acıtıyor. Sevmenin o tek taraflı acısını, çaresizliğin içindeki umudu öyle güzel okuyoruz ki sanki biraz daha bahsetsem ağlayacağım;(
Konusuna gelirsem eğer; Mahi ailesinin kaybından sonra bir akrabasının yanında yaşamaya başlıyor ve orada tam evlerinin karşısında oturan komşu oğlu Ali Asaf'a karşı yıllardır içinde büyük bir aşk besliyor. Ali Asaf bir askerdir ve görevden döndükten sonra Mahi artık içindekileri ona söylemek istiyor ama buna fırsat bulamadan Ali Asaf başka yollardan öğreniyor. Kabulleniş ve çaresizliği bu defa Ali Asaf'tan okuyoruz. Asıl hikaye o zaman başlıyor. Aralarında ki durum nasıl bir yere gelecek neler olacak hepsini bir solukta okuyacaksınız. Mahalle kurgusu ve sıcacık bir aşk okumak isteyenleri bu yana alalım. Bir de acil ikinci ve üçüncü kitap.