6/10
·416 syf.··
2024 24. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2024 21:37
Baştan belirtmek isterim ki kitaptan spoiler bulunmaktadır! (Kitabı benim yorumuma bakarak da almayın, çok fazla unuttuğum kısım var çünkü diğer yorumlara da bakın lütfen gjkerng) Bu kitabı alma serüvenim biraz tuhaf açıkçası, öyle elflerden hoşlanan birisi değildim ama yazarımızın dilini merak ediyordum takip ettiğim kadarıyla ve bir şans vermek istedim. Kitap hakkında öyle detaylı anlatımlarda bulunmayacağım sadece benim için eksik ve olumlu yönlerini konuşacağım. Çok fazla eksik olabilir, bana mantıksız gelen yerler size mantıksız gelmiyor olabilir, olumlu gördüğüm kısımlardan da az bahsedebilirim çünkü çok hatırlamıyorum. Hatırlamamamın sebebi de çok uzun süre aralıklarla okumamdan kaynaklı olsa gerek. Ama burada da şu ikileme düştüm açıkçası; kitap sarmadığı için mi okuyamadım, vaktim olmadığı için mi okuyamadım? Bunun yanıtını hala bulamadım. Şu sıralarda bir kitaba gömülüp birkaç günde bitirmek benim için hayal olduğu için de kitaplara bağlanamadığım için bu kitapta da aynı durumu yaşadığımı düşünüyorum, kitabı bu konuda direkt suçlayamam bu yüzden. (Yorum yaparken bazı olayları yanlış yazabilirim çünkü tam detayları ile hatırlamamaktayım, hatalarım varsa kusura bakmayın.) Kitap açıkçası güzel bir şekilde başlıyor, kardeşlik bağı üzerinde durulması ve kardeşini mutlu etmeye çalışan birisi falan var. Ardından kitapta bir olay olmalı ki her şey başlasın, bu olayda kızımızın merdivene çıkarak kaybolmasıyla başlıyor. Kitabın ilerisinde diğer karakterler ile tanışması, hepsinin kendine göre bir karakterinin olması hoş. Hepsinin ardında farklı ama baktığımızda zorlu geçmişlerin işlenmesi, karakterlerin de bu zorlu yaşama uygun hareket etmeleri güzel. Marlo enerjik birisi ama Marlo bile o olgunluğu sergiliyordu (Öyle saçmaladığı bir kısım hatırlamıyorum yani). Kitabın orta kısımlarında Eira'ya üçünün de sorgusuz sualsiz inanması (ki Marlo doğrucu olduğu için inanıyor olsalar gerek) ve yola çıkmaları, zorlu süreçler geçirerek birbirlerine bağlanmaları vesaire güzel denilebilir, yani orayı anlatma olayları. Kitap atmosferi güzel yansıtıyor zaten. Yani ustaca bir anlatım beklemiyordum zaten ama ortalamanın üstü bir anlatıma sahip olduğunu düşünmekteyim. Benim kafamı allak bulak eden ve şoka girmeme sebep olan olayları anlatmak istiyorum ancak, bu şoklar açıkçası tatmin edici şoklar da değildi. Kitabın, (sondaki hikayeler hariç) yaklaşık son yüz sayfasında hüsrana uğradım. Belki de tam olarak kavrayamadığım içindi çünkü üzerine biraz düşündükçe taşlar yerine oturuyordu yine de hala tatmin olmadım o kısımlardan. Öncelikle Nos'un babasının amacı ve bunu uygulama biçimi pekala olabilir, bu tarz bir karakter çoğu yerde oluyor. Ancak benim tuhafıma giden şey, o kazanın yapıldığı mekan. O 'yarık' denilen yer merdivendeydi, yani neden komutanın kazanı evin altına kurduğunu anlayamadım. Ve neden kimse bunu sorgulamadı? Ben açıkçası büyünün o merdivenlerin oraya gidilip yapılacağını düşünürken evin altına indiler direkt, burası bana saçma geldi, gözden kaçırdığım bir yer var mı emin değilim bu kısımda. İkinci olaysa, Nos'un babasının Nos'a hemen güvenmesi, bu güvenin nedeninin temel bir dayanağını göremedik. Bu kadar zeki bir komutan, neden oğlunun aşık olduğu kişiyi tehlikeye atacağı bir şey yapacağını düşünürdü ki? Hele k araları bu kadar açık olduğu belliyken, Nos 'babama tapardım' diyor ancak bu kaçma olayında vesaire böyle düşünmeyi bırakmış olma ihtimalini bilmesi gerekirdi. Ha öyle olmasa bile komutan her ihtimali değerlendirirken bunu niye göz ardı ediyordu? (Yani Eira bu büyüde zarar görecekti diye hatırlamaktayım ancak böyle değilse bile yine de bu olayda bazı pürüzler var.) Üçüncü olay ve beynimi allak bullak eden olaysa malikane yandıktan sonra Eira'nın malikaneye döndükten sonra Marlo'yu bulmasıyla başlıyor. Doğal Denge dediğimiz unsur hakkında kitapta doğru düzgün bir şeyden bahsedilmiyor ve Marlo'nun ateş gücünü elde etmesi; benim, beynimi alıp bir kenara koymama sebep oldu. Marlo'nun ateş gücünü elde etme olayı bana çok saçma geldi, bu kitaba uygun olmayan bir şey hissettirdi bende. Ateş gücü ve diğer bütün elf güçlerini düşündüğümüzde ateş gücünün hatta diğer fantastik güçlerin bu evrende olmaması gerektiğini düşünüyordum ve bu durum beni şoka uğrattı. Kitabı bitirdikten sonra bile birkaç saat boyunca beynimde Marlo'nun o yanan bedeni aklımdan çıkamadı ve bu beni tatminkar (ya da 'ohaa inanılmaz' diyebileceğimiz) bir şekilde şaşırttığı için falan değildi. Bana çok saçma geldiği için aklımdan çıkmamıştı. İkinci kitapta evren hakkında daha fazla bilgi verilir belki; cadılar, Doğal Denge falandır filandır... Ancak birinci kitap bu konuda yetersiz kaldı. İlk kitap olduğu için daha fazla detay isterdim ama tabii böyle bir zorunluluk da yok, yazarı bu konuda eleştirmek istemem. Bunun dışında belirtmek istediğim başka bir husussa şu; Eira, adını unuttuğum canavarla savaşırken yüksek adrenalin sayesinde sadece o canavarı yenemezdi ama yendi. Hadi diyelim ondan önceki donanımlı (Darka diye hatırlıyorum) asker o canavara yenildi, canavar karnını doyurdu ve sana geldi, biraz hantal falan yani. Nos'un sana üç beş öğrettiği şeyle karşına çıkan canavarı yenmen sadece senin pratik zekana ya da askeri zekana bakmaz. Senin öyle sporcu geçmişin yok canavarın karnını deşiyorsun, altından kayarken bir de! (Bu alttan kayma olmayadabilir emin değilim) Yani, Nos'u korumak için doğan vahşi ve ilkel dürtülerin ortaya çıksa, deli gibi anlık adrenalin salgılasan bile ben onun yenmesinin mümkün olmadığını düşünüyorum. Ha bir de orada, canavar sanki Eira'ya gel beni öldür dercesine yere iniyor, bekliyor falan. Ben yazarımızın savaş sahnesi konusunda gelişmesi gerektiğini düşünüyorum, o kısım beni tatmin etmemiş hatta güldürmüştü çünkü saçma gelmişti. Bir de son sayfalarda Eira'nın Nos'u rüyasında görerek tekrar evrene dönmesi olayı beni tilt etmedi değil, tıpkı Nos'un babası gibi davrandı. Birilerinin zarar görmesini önemsemeden bencilce bir hareket yaptı. Tabii insan varoluşu nedeniyle zaten bencildir diyerek böyle bir olayın altını doldurmaya çalışabiliriz ancak ben Eira'nın böyle bir şeyi yapmayacağını düşünüyordum. Nos'u kurtardıktan sonra babasını da kurtarmaya çalışır bu. Hatta bunu ticarete döker her birini döndürmek istediğinde bir darka bulur, doğal denge için bedeli hazırlatır herkes sonsuza kadar yaşar böyle. Yani, zaten babanı kaybetmişsin. Kaybın ne demek olduğunu biliyorsun, hayatında en çok değer verdiğin kişi Nos olsa bile böyle bir olaya girişmenin, insanları-elfleri tehlikeye atmanın saçma olduğunu bilmen gerekir kızım senin. O zekilikte olduğunu düşünüyordum yani. Tabii, eğer delirdiysen falan o ayrı, ama böyle bir durum geliştiyse de bunun alttan alta belirtilmesi gerekirdi açıkçası. Uzun lafın kısası, ikinci kitabı hiç mi hiç merak etmiyorum. Kitap yavaş akan, öyle aksiyonu olmayan bir kitap. Eleştirilerin çoğuna katılıyorum. Eklemediğim ya da unuttuğum kısımlar elbette vardır, yanlış yorumladığım yerlerde vardır. Dediğim gibi kitabı aralıklarla okuduğum için her detayı hatırlamamaktayım. Bir hata ettiysem affola. Yorumuma bakarak kitabı almamazlık yapmayın. Çok az olumlu eleştiri yapmış gibi görünüyorum biliyorum ama gerçekten olumlu eleştirilerimi hatırlamıyorum. Yazarımızın dili güzel, çok daha güzel olabilir ileride. İlk defa bir kitap incelemesi yapıyorum, sadece yazmak için yazdım aslında. İçimde kalmasın, anlatayım dediğim için birden yazmaya başladım yani. Bir de ilerleyen kitaplar hakkındaki tahminlerimden birisi, Eira'nın Nos'un babası gibi kötü birisine dönüşeceğidir. Bu çok göze çarpar, çarpmaz; Nos'un babasından farklı olur olmaz, ama karakteristik olarak değişeceğini düşünüyorum bu anlamda. Son iki öykü hakkında yorum yapmadım çünkü baştan savma okudum, kitabı tam olarak bitirdiğimde beynim öyle tuhaftı ki o öyküleri okuyup kitabı bitirdim diyebilmek için göz gezdirerek okudum. Kitap beni çok tatmin etmedi, sadece yazarın dilini merak ettiğim için almıştım zaten. Devam kitaplarını almayı da düşünmüyorum, yine de yazarımızın emeğine sağlık! İleride kendisini daha da geliştirebilmesi dileğiyle! <3
Gümüş Yürek 1D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 20241,678 okunma
·
223 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.