Kitabımızın baş kahramanı Phileas Fogg 80 günde dünyayı turlayabileceği bahsiyle başlıyor her şey. Kitapta beni en etkileyen kısım Phileas Fogg’un 80 gün içinde tamamlaması gereken bahis varken bile hiç düşünmenden bir kadını kurtarması oldu. Neredeyse duygusuz diyebileceğimiz başkahramanımız kurtardığı kadınla birlikte mutlu bir yolculuğa çıkıyor.
Hiç düşünmediğimiz anda gelen mutluluk, bahsi kaybetseydi bile bahisten daha büyük mutluluğa ulaşmıştı zaten.