Puan vermedi·576 syf.····Okunma: 21 Aralık 2024 00:00 Bu kitaba bu kadar bağlanmayı beklemiyordum Gökçen serisini okurken en ilgi çeken karakterlerden biri Timur’du. O zamanlar Ayşegül ile olacağını sanırken ayrı bir kitabı olduğunu öğrendim. Hem de ne kitap
Bülbül Kapanı benim için çok başka bir yerde. Karakterlere aşırı bağlandım ve defalarca kez okusam da doyamıyorum
Güncel bölümlerden sonra tekrar baştan başlamak çok güzeldi. Ahu ve Timur’un başlardaki iletişimi, daha doğrusu iletişimsizliğini okuyunca Timur’un gelişimini daha da iyi anladım
Kitapta ayrıca geçmişten bölümler var ve Timur’un ruhundaki derin yaraları okuyoruz.
“Timur’un yaraları zaten hep dört harfti.
Anne, baba, abla.”
Geçmişi okurken Güldeste’ye hayran olmamak, onu sevmemek imkansız. Adem, Güldeste ve Timur o kadar sevgi dolu bir aile oluyorlar ki, geleceği bilerek okumak ayrı bir acıydı Ah Kadir Tönge, ah…
Timur’a gelecek olursak. Böyle bir karizma yok arkadaşlar Hali, tavrı, siniri, boyu, posu… her şeyiyle karizma karakteri gereği az konuşan ve göze batmamaya çalışan bir yapısı var. Ama göze batmaması mümkün mü??
Ve kötü karakterimiz Kenan. Birinin Kenan’ı savunmasını aklım almıyor. Dümdüz kötü, tehlikeli biri. Hayatındaki kimseyi önemsemiyor ve çıkarları için kullanıyor. Ahuzar ile yolları kesiştikten sonra da kızın hayatının üstüne kara bulut gibi çöküyor
Ahuzar ve Timur hakkında saatlerce konuşabilirim gibi hissediyorum ikisinin de birbirine benzer yönleri ve yaraları var. Hele Ahuzar
Ahuzar ve Timur’un arasındaki çekim bambaşkaydı. Aralarındaki hiçbir şey aceleye gelmemişti. Yaşadıkları durum, zor güvenmeleri ve Timur’un kendini geri çekmeleri yüzünden yavaş bile ilerledi diyebiliriz