7/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2025 19:47
Las Vegas’a hukuk konferansı için giden Grace Hamilton, aynı otele yetişkin içerikli film sektörü etkinliği için gelmiş olan aktörlerden Carson Stinger’la tanıştığında, kendisinden çok etkilenmişti. Çünkü, uzun boyu, kaslı vücudu, çekici yüz hatları ve flörtöz tavırlarıyla oldukça göze çarpan biriydi Carson. Bu etkilenme, Grace, Carson’un işini öğrenene dek, yani birkaç dakika sürmüş, sonrasında büyü bozulmuştu. İlk karşılaşmalarından itibaren karşılıklı bir çekim hisseden ikilimiz arasındaki atışmalı flört de, böyle başlamıştı işte. Kaderin cilvesine bakın ki, birbirlerinden ne kadar uzak durmaya çalışsalar da, bozuk bir asansörde kaldıkları birkaç saat, o hafta sonunu birlikte geçirmeye karar vermeleriyle sonuçlanmıştı. Birlikte geçirdikleri o birkaç gün, tutkulu geceler yaşamış, hoş sohbetler etmiş ve çok eğlenmişlerdi. Ama, sorunlarından ve şüphelerinden uzak yaşadıkları bu güzel anlarda bile, Carson’un işi hep diken üstünde olmalarına neden olmuş ve ne kadar isteseler de geleceğe yönelik planlar yapmalarına izin vermemişti. Sonunda ise, nahoş bir şekilde ayrılmış ve ayaklarını sürüyerek de olsa, hayatlarına geri dönmüşlerdi. Grace, hukuk fakültesine devam etmiş, Carson’sa kendi yolunu çizmişti. Ama, ikisi de birbirlerini ve yaşadıkları o kısa macerayı hiçbir zaman unutmamışlardı. Hiçbir şekilde iletişim kurmadan geçen onca yılın ardından, artık birbirlerini görmemeyi kabullendikleri aşamaya geldiklerindeyse, kader oyununu oynamış ve bir araya getirmişti onları. Bu durum dengelerini oldukça bozsa da, memnun olmadıklarını söyleyemezlerdi. İkisi de hassas, ikisi de şaşkındı. Çekinceleri vardı çünkü, aralarında görünmez bir duvar var gibiydi. Karşılarındakinin ilk tanıştıkları kişiden farklı olduğunu biliyorlardı. Duruşları, hayata bakışları, hatta fiziki görünüşleri bile öncekinden farklıydı. Kendi hayatlarını kurmuşlar ve hedeflerine doğru emin adımlarla ilerliyorlardı. Bu karşılaşmanın yarattığı sarsıntı nelere yol açacaktı? Görüşmedikleri beş yılda neler olmuştu? Bundan sonra ne yapacaklardı? Tüm bu soruların cevabını ve daha fazlasını kitapta bulabilirsiniz. Tutkunun, özlemin, pişmanlıkların ve azmin öyküsü diyebilirim Stinger için. Geçirdikleri o kısacık hafta sonu, hayatlarının dönüm noktası olmuş ve birbirlerinin gelecekteki yaşamını doğrudan etkileyecek dokunuşlar yapmışlardı. Tesadüflerin ve kararsızlıkların kaderlerini nasıl etkilediğini bilmeden yaşamışlardı uzun süre. Bir noktada, ikilimizin karşılaşmaması için Arabesk filminde olduğu gibi üç kasırga iki deprem daha yaşayacakmışız gibi hissettim. Ama Yazar, Mia dokunuşunu yapmıştı son bölümde her kitabında olduğu gibi. İkisinin bakış açısıyla(Daha çok Grace’in aslında) okuduğumuz, bolca romantizm ve tutku, ona yakın da hasret içeren bir kitaptı Stinger. Ve akıcı dili, duygu yoğunluğunu başarılı bir şekilde hissettiren anlatımıyla, nispeten farklı konusuyla oldukça severek okuduğum bir kitap çıkmıştı ortaya. Bu nedenle de, yazarı ve tutkulu romantik kitapları okumayı seven 18 yaş üstü okurlara bu kitabı tavsiye ediyor, keyifli okumalar diliyorum herkese. Kitaplarla kalın. (alıntı) “Carson beni etkilemişti, bu doğruydu ama zehrinin tek parçası görüntüsünden oluşmuyordu. Zehrinin bir parçası da ruhundan geliyordu. Cesaretinden. Belki de söz konusu Carson olduğunda, tıpkı bir tür aşı gibi zehir de tedavi edici olabiliyordu.” “Hayat vahşi bir yer demişti. Kader de vahşi olabilirdi. Sizi tam olmanız gereken yere, doğru zamana koyardı. Belki de daha sonra, büyük resmi görene kadar farkına bile varmadığınız şekillerde hayatınıza müdahale ederdi.”
StingerMia Sheridan · Pukka Yayınları · 2024265 okunma
·
82 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.