Aslında aşk, acı da verse, korkutucu da olsa, patolojik ve biyolojik açıdan eşsiz bir şeydir. Çünkü, aşık kişinin sevdiğiyle karşılaşması ve beraberlik kurması, tıpkı uzun süre aç kaldıktan sonra karnını doyurması gibidir. O andaki ihtiyaç öylesine büyüktür ki, ihtiyacın karşılanmasının ödülü de o derece büyük olur. Bence bu dünyadaki en güzel ve en akıl almaz deneyimlerden biri, kuşkusuz ki iki kişinin birbirine aşık olmasıdır.
Onca insan arasından birbirlerini seçmeleri ve bu nedenle bir sürü zorluğa katlanabilmeleridir.
Sevdiklerini görmek ve onlarla beraber olmak için duydukları müthiş istektir.
Kısacık bir konuşma, karşılaşma ve bakışma uğruna yaptıklarıdır, katlandıkları zorluklardır.
Sevdiği rahat etsin, memnun olsun veya özlemi dinsin diye örneğin en kalabalık saatte İstanbul'da bir yakadan diğerine geçmeye çalısmaktır.
Şarkıları başka bir duyguyla dinlemeleri dünyaya bakışlarının değişmesidir.
Sevdikleri kişinin onlara dünyadaki en güzel, en tatlı, yeri doldurulamayacak biri olarak görünmesidir.
Böylesine yoğun bir deneyimin ya da halin karşılıklı olabilmesi bana göre insanların evriminin, ana amacı ne olursa olsun, insana vermiş olduğu en güzel ve şaşırtıcı hediyelerden biridir.
İşte bu yüzden insanların hayatında çok temel bir yer tutar, sayısız sanat eserinin ve ilginç olayın temelini oluşturur aşk.
Aşkın Kimyası : Aşkın Antropolojik-Evrimsel-Psikolojik ve Biyolojik İncelemesiÖzgür Öner