·392 syf.····Okunma: 03 Ocak 2025 22:43 Bu eser, 1965 – 1966 yılında Endonezya’da yaşanan, kızıl Müslümanlara/komünistlere yapılan vahşetin (ilkel araç ve işkencelerle yaklaşık bir milyon insanın katledilmesi) ve en büyük siyasal kıyımının neden ve sonuçlarını, dindar şiddetin boyutlarını görgü tanıkları ve belgeler ile anlatıyor.
Yazar’a göre “Bu kıyım büyük ölçüde toplumun en eğitimli ve bilinçli kesiminin dinsel söylemler üzerinden “öteki” ne karşı seferber edilmesiyle başarıldı. Önde gelen dindar örgütler komünistlerin kâfir/ateist ve sapkın olduklarını ve onları öldürmenin ibadet sayacağı yönünde fetvalar verdiler. Kısa bir sürede (dindarlar tarafından) insanın anlamakta zorluk çektiği büyük bir zulüm/kıyım yaşandı. Kıyıma dair belge ve tanıklar dindar şiddetin varıp dayanabileceği pratik bir sınır olmadığını göstermektedir.”
Yazar’a göre: ”Ekonomik, toplumsal ya da siyasal reformlar yaparak ya da olmadı dini güncelleyerek de dinsel şiddeti yok edemeyiz. DEĞİŞMESİ GEREKEN DİNDARLARDIR, DİNİN ANLAŞILMA VE UYGULANMA BİÇİMİDİR. Dindarlar eğer inandıkları dinin gerçekten bir din olarak kalmasını istiyorlarsa din anlayışlarının insanlığın nihai birliğini kavramalarını sağlayacak biçimde yenilemelidirler. DİNİ EGEMENLERİN TAHAKKÜM ARACI OLMAKTAN ÇIKARIP YOKSULLARIN VE EZİLENLERİN DÜNYA SAADETİNİ GÜVENCELEYEN BİR KURUM OLARAK YENİDEN İNŞA ETMELİDİRLER.”
Son zamanlarda okuduğum en çarpıcı/sarsıcı ve ufukaçıcı eserlerden birisi. Yazarı tebrik ediyorum. Dine ve şiddete bakışınızı farklılaştıracak belki de değiştirecek. Kitap ciddi bir araştırma (kaynaklar yabancı) sonucu ortaya çıkmış. (Bu konuda Türk Solu’nun kütüphanesinde tek bir kaynak bulunmuyor.) Dili akıcı anlaşılır. Okunması gerekenler listesine koyabilirsiniz. Konuya ilgi duyanların kaçırmaması gereken bir çalışma. Umarım en kısa sürede de İngilizceye çevrilir.
#alıntılar
- Din onu kullananların elinde güçlü bir araçtır ve kullanıcılar ortalama müminlerden ziyade politikacılardır. Dünyadaki pek çok politikacı dini siyasi gündem doğrultusunda ve sıklıkla BARIŞI değil ŞİDDETİ tesis edecek şekilde kullanmaktadır.
- Dindarlık, erkeklik ve şiddet üçlüsünü kutsatıp ayet ve hadislerle bezeyen Türkiye’nin ana akım Müslümanları için Endonezya örneğinden alınacak dersler vardır. Komünist kıyımına dair hikâyeler karşısında "gerçek İslam bu değil" kolaycılığına sığınmaya devam edecekler için söylenecek fazla söz yok.