Ali ve Nino <3
10/10
·216 syf.··
2025 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2025 00:00
Bugüne kadar okuduğum en gerçekçi en güzel savaş içinde aşk hikayesi Öncelikle arka planda tarih akarken destansı bir aşk hikayesi okuyacağım sanıyordum fakat kitap tarihi olayların anlatımı içerisinde arka planda kalan bir aşk hikayesi olarak ilerliyor. Yani aşktan ziyade tarih okuyorum ama bu durum beni rahatsız etmedi sadece kavrayabilmek için daha yavaş okudum ve aralarda durup araştırma yapma ihtiyacı hissettim. Çünkü benim pek de aşina olmadığım İran Gürcistan Azerbaycan tarihine ve kültürüne çokça yer veriyordu. Ama bu araştırmaları yapmadan da kitabı rahat bir şekilde anlayabilirdim. Buraya kadar bahsettiklerim kitabın ilk yarısını kapsıyor. İkinci yarısında asıl olaylar başlıyor ve hikaye bambaşka bir yere gidiyor. Savaşın içinde gerçek bir aşk masalı var. Öncelikle şunu belirtmeden geçemeyeceğim: kitabın ilk yarısını okurken dönemin Müslüman toplumunun kadınlara bakış açısı o kadar kanıma dokundu ki sinirimden kitabı parçalayasım geldi ki bunun yazarla ya da kitapla da hiçbir ilgisi yok bu tamamen o dönemin insanlarının zihniyetine olan öfkemden kaynaklanıyor. Bu kısımları okurken “yazıldığı toplumu ve dönemi unutma bugünle kıyaslama bu şekilde yargılama” diye kendime hep hatırlatmalarda bulundum ki bu duygulara gireceğimizi bildiklerinden arka kapak yazısında da açık bir uyarıda bulunmuşlar. Burada yazarın kaleminin gücüne değinmeden de geçemeyeceğim çünkü bir kitaptaki duygu okuyucuya bu kadar yoğun geçiyorsa bu o yazarın başarısından kaynaklanır. Aslında kültürleri farklı olan iki gencin aşkına çok aşinayız ama burada sadece kültürleri değil hayata bakış acıları da farklı olan iki gencin aşkını görüyoruz ama asla “biz ayrı dünyaların insanlarıyız” klişesi yok ve buna dair ufacık bir his bile vermiyor nasıl ya diyenler kitabı okuyunca ne demek istediğimi çok iyi anlayacak. Birbirinden bu kadar farklı, karakteri taban tabanı zıt olan biriyle anlaşabiliyorsa bir insan bu da aşktan başka bir şey değildir. Ama keşke bu aşıklar barış içindeki bir dünyada sonsuza dek mutlu yaşayabilselerdi. Kitapta anlatılanların ne kadarı gerçek ne kadarı kurguydu bilmiyorum ama bana hiç kurguymuş gibi gelmedi. Her şey çok gerçekti ve sanki ben kitabın içinde karakterlerin yanı başında durup onları izliyormuşçasına canlı hikayenin içinde hissettim kendimi bu tamamen yazarım başarısı. Bitirince “hayır ya hayır dedim asla kurgu olamaz bunlar yaşandı ben bunları yaşandı olarak kabul ediyorum kim ne derse desin” diye düşündüm bir kitabın ilk defa kurgu olması fikrine karşı çıktım o kadar gerçekti. Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e iki yerde sadece birer cümlelik atıflarda bulunulmuştu ama yine yazarın kaleminin gücünden olsa gerek beni çok duygulandırdı ve bu iki cümlede de gözlerim dolu dolu oldu. Defalarca okudum aynı satırları. Ön kapakta Washington Star’dan kitap hakkında “Okuyucuyu mükemmel olan son sahne ile başbaşa bırakıyorum.” şeklinde bir alıntı yapılmış. Bu son sahneye yürek dayanmaz. Sonunun kötü biteceği kitabın kapağındaki bütün alıntılardan belli ama ona rağmen okuyunca “hayır ya hayır ya böyle bitmiş olmasın buraya mutlu bir son yazalım aklımızda böyle kalmasın” dedirtti. Ama tabi biliyoruz ki mutlu değil acı biten final sahneleri hafızalarımıza kazınıp yıllarca yer ediyor. Finaliyle yüreğime büyük bir ağırlık çöktü ve uykum kaçtı. Kelimelerle anlatamayacağım kadar harika bir kitap okudum iyi ki okudum uzun süre etkisinden çıkamayacağım. Bu yılın ilk kitabıydı ama eminim ki bu sene okuyacaklarım içinden beni bundan çok üzecek ve ağlatacak bir kitap daha olmayacaktır. Ömrüm boyunca unutamayacağım dediğim ikinci kitap oldu. Verdiği açık mesajların yanında aynı zamanda çok da derinlikli bir kitap olduğunu düşünüyorum. İyi ki okudum ve bu incelemeyi buraya kadar okuyan herkese de bu kitabı okumasını tavsiye ediyorum.
Ali ve NinoKurban Said · Elhamra Yayınları · 20183,272 okunma
·
229 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.