Amerika yerlilerinin mitolojilerindeki önemli figürlerden biri olan geyik kadın (namı diğer deerlady) ile ilk reservation dogs dizisi sayesinde tanışmıştım ve ilgimi çekmişti. Bu kitabı da görür görmez bu yüzden alıp okudum.
İlk kısımlar ne kadar akıcı olsa da ilerleyen sayfalarda bu akıcılık azaldı, konuşmalar gereksiz uzundu, hikaye bir türlü ana konudan devam edemedi gibi hissettim. Yine de karakterlerin adım adım delirmeleri ve vahşet içeren kısımları hoşuma gitti. Geyik Başlı Kadının intikam öyküsüne şok ve heyecan duygularıyla şahit oldum.