·408 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Ocak 2025 18:20 LEYDİ TAN’IN KADIN ÇEMBERİ-LISA SEE,407 sayfa
Covid-19 salgını tüm dünyayı kasıp kavurduğunda,evlerimize kapanıp izole bir yaşantı yaşamasaydık böyle bir kitap acaba ortaya çıkar mıydı?Şimdi ne alaka dediğinizi duyar gibiyim.Evet, yazarımız Lisa See evinde tecritteyken kitaplığında bir kitap dikkatini çeker.10 senedir okumadığını gördüğünde küresel bir salgının ortasındayız, belki de bunu okuma zamanım gelmiştir,diye düşünür. Kitabın 1511’de Ming Hanedanı sırasında yaşamış,elli yaşındayken tıbbi vakalarıyla ilgili bir kitap yayınlamış Tan Yunxian adlı bir kadına ait olduğunu görür ve hemen internetten araştırma yapar.🛜Araştırma sonucunda şu an okuduğumuz yarı kurgu yarı gerçek ,çoğuna yakını gerçek olan bu muhteşem kitap ortaya çıkar.
Kitapta anlatılanlar muazzam.Hangi kültür olursa olsun kadının yerinin aynı olduğu,o zamanki Çin Kültürü ile Ortadoğu kültürünün birbirine çok benzediğini (kadına değer konusunda) biraz da bizdeki Harem kültürüne çok yakın olduğunu görüyoruz .. Küçük bir kızken babana itaat et; bir eş olduğunda kocana itaat et; dul kaldığında oğluna itaat et.️Hiç yabancı değil değil mi?Kızlar yani asil aile kızları ne baba evinde ne de koca evinde dış dünyadan habersiz yaşıyor.Onların evden dışarıya çıkması yasak,odalıklar ve hizmetçiler dışarı çıkabilir.Çünkü onlar alt tabaka…️
Bir kadın ne kadar çok erkek çocuk doğurursa aile içindeki yeri o kadar değerlidir. Kocasına erkek çocuk veremeyen kadın kusurludur ve kocası için bir odalık kadın seçmek zorundadır. Bu kadından doğan erkek çocuk aile reisliğini devam ettirir ama çocuk asıl kadının evlatlığı olur,anne olan odalık kadın ona sahip olamaz,Hanım Kadın statüsüne yükselen evin hanımı bu çocuğu yetiştirmek ve eğitmekle mesuldür.Ne kadar zor bir şey iki kadın içinde. Bir erkek istediği kadar odalık alabilir.Ama bu kadınların adı yoktur.Hepsinin takma bir ismi vardır.
&Tabi evliliklerde bizdeki gibi bir kayınvalide-gelin ilişkisi var.Sonsuz saygı ve itaat. Evlendiği sabah gün ışımadan kalkıp kayınvalidenin çayını hazırlayıp seromoni ile sunum ..Kocaya sonsuz saygı ve sözünden dışarı çıkmama-çıkamama-.
Hele bir de güzellik adına bir adetleri var ki kadınlar için tam bir işkence.Küçücük yaşta ayakları küçük ve zarif olsun diye metrelerce bezle sarılıyor.Baş parmak kalıp diğer parmaklar topuğa değene kadar eğrilmesi ve ayak bez içinde büyürken kemiklerin kırılarak yok olması.1000 yıllık anneden kıza geçen bir gelenek olan,bize göre bu işkence bir statüdür.Zengin ve itibarlı ailelerin kızlarının uyguladığı bu gelenek onları diğer bir nevi kast rejimine ait kadınlardan ayırmakta,üstün göstermektedir.
Kitap ayrıca muazzam bir Çin tıbbınıda anlatmaktadır bize.O bitkilerin adlarını ve neye yaradıklarını okudukça ağzım açık kaldı.Ne kadim bilgiler,bu ilmi yapanların evleri kimya laboratuarı gibi, ama doktorların hepsi erkek ve direk hasta kadınla temasları yasak.Bir paravan arkasından hastaya yardımcı oluyor,oda ne kadar fayda sağlayacaksa.Hastadan bilgi aktaran bir aracı var yani elle muayene yok,sözlü bilgi ile.Doğumları ebe kadınlar yaptırıyor,doktor yaptıramaz çünkü kan pistir ve doktorun eli kirlenir,ebe kadınlar aşağı tabakaya ait olduğundan onlara layıktır o iş !!
İşte kitap karakterimiz böyle bir çağda ve ortamda yaşayan Tan Yunxian çok küçük yaşta annesini kaybeder,onu doktor olan babaannesi ve dedesi yetiştirir. Babaanne Çin’deki çok az sayıdaki kadın doktordan biridir ve Yunxian’a Çin tıbbının temellerini-Dört Muayene,Altı Kötü Etki,Yedi Duygu-öğretir.Yunxian bu eğitimini alırken onun en yakın arkadaşı da ebe kadın Shi’nin kızı Meiling olur.Oda ebeliği öğrenir annesinden ve iki arkadaş sonsuza kadar beraber olacaklarına söz verirler.Hiç bir zorluk karşısında ayrılmayacaklardır.Çamur yoksa lotus da yok,diyorlardı birbirlerine.Yani zorluklardan güzellikler doğabilir.
Her Çinli kız gibi Yunxian’da on beş yaşına gelince evlenmek zorundadır.Sekiz yaşlarında çöpçatanlar evlenilecek adayı belirlerler ve kızlar ona göre hazırlanır kocaya çeyizleri ile beraber.Ama Yunxian’ı zorlu bir yaşam beklemektedir.Kayınvalidesi hem arkadaşını görmesini hem de tıpla ilgilenmesini yasaklar.Düzgün bir eş olacak,nakış işleyecek,enstrüman çalacak,şiir okuyacak,ailenin yaşadığı Mis Kokulu Güller Bahçesi’nin duvarları içinde kalacak tabiki en büyük görevi olan kocasına erkek çocuklar doğuracak.
Yunxian’ı çok zorlu bir yaşam beklemektedir.Bu kurallara uyabilecek mi?Arkadaşından ayrı kalabilecek mi? Toplumun her seviyesindeki kadınları tedavi edebilecek mi? Beş yüzyıl sonra bile kullanılacak birçok tedavi geliştirmeyi nasıl başaracak ?
Kitapta daha anlatılacak o kadar güzel konular var ki.Her şeyden önce kadınların başka kadınlara yardım etmesi,muhteşem bir dostluk ve müthiş bir kadın çemberi oluşturmaları konusunda büyüleyici bir kitap.Bu kadar konu içinde bir de o zamanı kasıp kavuran çiçek hastalığı ve onunla mücadele anlatılması birde kaza mı cinayet mi olduğu belli olmayan ve sonucu çok sürpriz bir ölüm…Evlenmemiş Hala Kadın’ın ölümü…